(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin merkezi İngiltere'de olup, Türkiye'de şubesi bulunmayan Al-Harity Company For Exhibition Uk Ltd. Firmasının Türkiye içinde sözleşmelerini yapmaya yetkili acentası olduğu, davalı ile fuar katılım sözleşmesi imzalandığı ve hazırlıkları bittiği halde, davalının sözleşmenin yetkili temsilcisi tarafından imzalanmadığı iddiası ile sözleşmeyi kabul etmediğini belirten ihtarname çektiğini, alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki ve ayrıca husumet itirazında bulunmuş davanın esası yönünden ilk taksidin ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin geçerli hale gelmediğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, %50 peşin ödeme şartı bulunduğundan ve bu ödemenin yapılmamış olduğu belirlendiğinden sözleşmenin tamamlanmamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının acentası olduğu firma ile davalı arasında imzalandığı iddia edilen fuar organizasyonuna katılım sözleşmesinin geçerli olup olmadığı ve davalının fuara katılmamasına rağmen davacının davalıya ayrılan stand için sözleşmede belirlenen bedeli davalıdan isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davalı vekili, sözleşmede imzası bulunan Bülent Yılmaz'ın müvekkilinin yetkili temsilcisi olmadığını ve bu kişinin imzaladığı sözleşmenin müvekkilini bağlamayacağını savunmuş ise de, fuara katılım ile ilgili vize işlemlerine ilişkin 2. nolu katalog kaydına ilişkin, 3 nolu ve isim tabelası panosuna ilişkin, 7 nolu 18.4.2003 tarihli formların davalı şirket müdürü tarafından düzenlenmiş olması karşısında, davalı şirketin yetkisiz temsilcisinin imzaladığı sözleşmeye icazet verdiğinin kabulü gerekir.
Öte yandan, sözleşmede stand kirasının %50 sinin peşin olarak ödeneceği ve sözleşmeyle birlikte ödenmesi gereken bu miktar bedelin 14 gün içinde ödenmemesi halinde standı yeniden tahsis etme hakkının davacı şirkete ait olduğu kararlaştırılmıştır. Görüldüğü gibi peşin ödeme koşulu sözleşmenin geçerlik koşulu olmayıp davacıya yeniden tahsis hakkı tanıyan bir hükümdür.
Ne var ki davalı taraf fuarın başlangıcından 19 gün önce fuara katılmayacağını noterden çektiği ihtarnameyle davacıya bildirmiştir. Davacı zararın artmasına kendi kusuruyla sebebiyet vermişse bundan yararlanamaz. O halde mahkemece, kalan süre içinde davacının dava konusu standı başka bir katılımcıya kiralama olanağı bulunup bulunmadığı araştırılarak gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılıp tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirildikten sonra BK.'nun 44. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle ve olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy