(2004 S. K. m. 67, 200)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ederek durdurduğunu, itirazın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, bankanın iflas ettiği tarih itibariyle teminat mektubundan doğan sorumluluğun ortadan kalktığını, davacının komisyon ve ferilerini talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre bankanın teminat mektubu iade edilmediği sürece komisyon ücreti talep de haklı olduğu, davalının itirazının haksız bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazının kısmen iptali ile takibin devamına, alacağın %40'ı tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalının takas talebi İİK. nun 200/2. maddesi uyarınca kabul edilmemiştir.
İİK. nun 200/2. maddesine göre müflisin alacaklısı iflas açıldıktan sonra müflisin veya masanın borçlusu olursa takas yapılamaz. Davacı bankanın iflasına 2.2.1996 tarihinde karar verilmiştir. Banka 1995 yılından teminat mektuplarının iade edildiği 10.5.2001 tarihine kadar olan dönem için teminat mektubu komisyonu talep etmektedir. Bu durumda davalının borçlarının bir kısmı iflasın açılmasından öncesine, bir kısmı ise sonrasına aittir. İflas açılmadan önce müflis banka ile davalı arasında kurulan gayri nakdi kredi sözleşmesi uyarınca doğan teminat mektubu komisyon borcu ile davalı kendi alacağını takas edilebilir. (İİK. m.200/1fıkra) İflasın açılmasından sonraki dönemde işleyen teminat mektubu komisyon borcu her dönem için ayrı ayrı doğduğundan davalı bu dönemdeki komisyon borcu ile kendi alacağını takas edemez.
Bu durumda mahkemece davalının davacı bankanın iflasının açılmasından önceki komisyon borcunu saptayarak bu borçla davalının müflisten olan alacağını takas imkânı tanınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle takas talebinin tamamen reddinde isabet görülmemiştir.
3- Davacının temyizine gelince;
Davacı bankanın kredi sözleşmesi uyarınca talep edebileceği akdi faiz oranının %250, temerrüt faizi oranının %375 olduğu saptanmıştır. Faiz oranının %112,5 olması konusundaki teklif ikinci alacaklılar toplantısında kabul edilmemiştir. Bu durumda davacı bankanın sözleşme uyarınca talepte haklı olduğu faiz oranı üzerinden alacağının saptanması gerekirken dayanağı bulunmayan %180 faiz oranına göre işlem yapılmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy