(6762 S. K. m. 688, 689) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Davacı Kemal Yıldırım vek. Av. B. Oktay Özberk ile davalı Cemal Yıldırım vek. Av. İ. Hakkı Konar arasında görülen dava hakkında Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.6.2003 gün ve 293-504 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 1.7.2004 gün ve 12132-7890 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava Kardeşler arasında düzenlenen ve davalı lehdar tarafından icra takibine konu edilen 13.1.2001 vadeli 15.12.2001 tanzim tarihli bono ile borçlu olunmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, tanık beyanları da gözetilerek 4.500.000.000.-TL.lık bonodan dolayı yapılan icra takibinde davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine yerel mahkeme hükmü Dairemizin 1.7.2004 gün 2004/7890 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Takibe ve davaya konu bonodaki keşide tarihinin vade tarihinden sonraki bir tarihi taşıdığı keşide tarihinin 15.12.2001 vade tarihinin ise 15.1.2001 olduğu mahkemenin de kabulündedir. Vade tarihinden sonraki keşide tarihini taşıyan bonolarda keşide tarihi olmayan bono hükmünde olduğu bir başka anlatımla kambiyo senedi sayılmayacağı doktrinde kabul edilmiştir. Keşide tarihinin vade tarihinden sonraki tarihi taşıyan bono geçersiz olup adi yazılı belge niteliğindedir. Keşide tarihinin bu şekilde olması halinde muaccel bir alacaktan söz edilemez (Fırat Öztan Kıymetli Evrak Hukuku 2.bas. Sh. 468 Erol Ertekin-İzzet Karataş Uygulamada Ticari Senetler 3.bas. sh. 2002).
Hal böyle olunca borçlunun (davacının) takipten önce temerrüdünden söz edilemeyeceğinden takipte talep edilen işlemiş faiz yönünden menfi tesbit davasının kabulü gerekirken, yerel mahkeme kararının bu ayrım yapılmaksızın bozulduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü doğru olup işlemiş faiz alacağına ilişkin temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile davalı vekilinin işlemiş faize yönelik temyiz itirazının reddine bu bendin 1.7.2004 gün, 2004/12132-7890 karar sayılı Dairemiz bozma ilamına eklenmesine, 28.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy