(6762 S. K. m. 599) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılardan T. Külte vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. A. Bakım davalı T. Külte vekili M. Kınacılar'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı C. Toprak tarafından yapımı üstlenilen konutlardan bir adet konut alımı için müvekkili ile C. Toprak arasında sözleşme imzalandığını, konut bedeli olarak verilen vadeli bonoların yanında bir adet vade ve tanzim tarihi açık, konutun teslimi sırasında ödenmek üzere 10.000 USD Dolarlık teminat bonosu verildiğini, ancak C. Toprak'ın inşaatı tamamlamadan ortadan kaybolduğunu, teminat bonosunun diğer davalıya nasıl geçtiğini bilmediklerini iddia ederek bono ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı C. Toprak savunmasında, dava konusu edilen bonoyu davacıdan teminat olarak aldığını ve dava dışı A. Külte'ye sattığı daire bedelinin teminatı olarak verdiğini, diğer davalının kötü niyetli olarak bonoyu dava dışı A. Külte'den alarak icra takibine koyduğunu ileri sürerek davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Davalı T. Külte savunmasında, davalı C. Toprak'ın kendilerine olan borcuna karşılık ciro yolu ile devir edildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu bononun davalı C. Toprak'a teminat olarak verildiğinin dinlenen tanık beyanları ile anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı T. Külte tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu bononun keşidecisi davacı N. Bilgin, lehtarı davalı C. Toprak, hamili ise davalı T. Külte'dir.
Davacı, bononun davalı Lehtar C. Toprak'a teminat olarak verildiğini ve davalı T. Külte'nin iyi niyetli hamil olmadığını ileri sürmüştür.
TTK. nun 599.maddesi, poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def'ilere müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez, meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun hükmünü içermektedir.
Hal böyle olunca davacı, davalı lehtar C. Toprak ile arasındaki ilişkiden doğan def'ileri davalı hamil T. Külte'ye karşı ileri sürmesi ancak, davalı hamilin kötü niyetle bonoyu iktisap ettiğini kanıtlaması halinde mümkündür. Somut olayda davalı hamilin kötü niyetle bonoyu iktisap ettiği kanıtlanamamıştır.
Mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek davalı T. Külte hakkındaki davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı T. Külte yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı T. Külte'ye ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy