(2004 S. K. m. 67, 72)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen alacak-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın REDDİNE, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, kredi borcunun tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkindir.
Davalılar takip konusu borcun bir kısmını kabul etmiş ancak bir bölümüne itiraz etmişlerdir. Yargılama aşamasında davalı kredi borcunun dayanağını teşkil eden dekonttaki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuş, mahkemece yapılan incelemede bir kısım dekontta imza bulunmadığı saptanarak buna göre davanın REDDİNE, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak kullandırılan kredi ile ilgili dekontlarda kredi kullananın imzasının bulunması gerekir. Ne var ki, dekontlarda borçlu imzası bulunmasa bile kredi eylemli olarak borçlu tarafından kullanılmış ise dekonttaki imza eksikliğinin borçlunun sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı kuşkusuzdur.
Bu durumda mahkemece, banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, kredinin ne şekilde kullandırıldığı, dekontta imza bulunmasa bile şayet kredi borçlu hesabına virman suretiyle aktarılmış ve borçlu tarafından kullanılmış ise borçlunun sorumlu olacağı gözetilerek ve olayla ilgili olarak görüldüğü anlaşılan Ceza mahkemesindeki delillerde dikkate alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 14.9.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy