(2004 S. K. m. 235)
Dava: Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, davanın niteliği itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile İmpexbank A.Ş. arasında muhabirlik ilişkisi bulunduğunu, İmpexbank A.Ş.den müvekkili bankanın iflas tarihi itibariyle mevcut 782.529.051.023.-TL. alacağı olduğunu, iflas masasına bildirilen alacağın İflas İdaresince kabul edilmediğini, prefinansman kredisi ve akreditif işleminden kaynaklanan alacağın kabul edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek 4.969.006.49 NLG ve 5.294.014.86 Dolar alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İflas İdaresinin kararının haklı ve yerinde olduğunu, müflis bankaya borçlu olan firmaların ödeme amacıyla gönderdikleri paraların davacı tarafından ödenmediğini, yapılan işlemde usulsüzlük bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı bankanın iflas tarihi itibariyle 779.033.605.510.-TL. alacağı bulunduğu, kredi borçlusu firmaların davacı bankaya yaptığı ödemelerin geçersizliğinin mahkeme kararlarıyla sabit olduğu, bu nedenle davacının talebinde haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı İflas İdaresi prefinansman kredisi ve akreditif işleminden kaynaklanan alacağın borçlular tarafından davacıya havale yoluyla ödendiğini, bu nedenle talebin haksız olduğunu savunmuştur. Borçlular tarafından havale yoluyla davacıya ödeme yapılmışsa borç sona ereceğinden davacının talebinin haklı olduğu kabul edilemez. Ancak havaleler iptal edilmişse veya ödenen paralar borçlulara iade edilmişse, davacı prefinansman kredisi ve akreditif işleminden doğan alacağın masaya kaydını isteyebilir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 17.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy