(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. E. Karacan ile davalı vek. Av. M. Doğan'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı ile davalı arasında kira sözleşmesi imzalandığı, davalının 2001 yılı kira bedeli için uyarlama davası açtığı kira bedelinin, 1 dolar 850.000 TL üzerinden sabitlenerek ödenmesi yolunda tedbir kararı verildiği, ancak uyarlama davasının ret kararı ile sonuçlandığı konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava, tedbir nedeniyle ödenmeyen kira farkı ve faiz alacağının tahsili için yapılan icra takibine yönelik kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, faize tedbir kararının kaldırıldığı tarihten itibaren hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre uyarlama davasının retle sonuçlandığı davacının kiranın eksik ödendiği tarihten itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle, kısmi itirazın iptaline takibin devamına %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, kira bedelinin uyarlama davasına konu bölümünün geç ödenmesi nedeniyle faiz istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Uyarlama davasının reddine ilişkin hüküm derecettan geçerek kesinleşmiştir.
Bu durumda davacının kira sözleşmesinde kararlaştırılan tarihte ödemesi gereken kira borcunu ödemede temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.
Davalının dayandığı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı kira tespit kararının kesinleşmesi sonucu ortaya çıkan kira farkı alacağına, ayrıca ihtara gerek kalmadan kira tespit kararının kesinleşmesinden itibaren faiz yürütülmesine ilişkin olup, somut olaya uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Öte yandan sözleşmeden doğan kira bedeli likit niteliktedir.
Sonuç: Mahkemece açıklanan yönler gözetilerek kira alacağına faiz uygulanmasında ve davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 400.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy