(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılardan Ahmet Yaman arasında yapılan tarımsal kredi sözleşmesini diğer davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalıların itirazları sonucu durduğunu ileri sürerek davalı Ahmet Yaman'ın borcun 27.020.000.000.-TL. lık kısmına, Hüseyin Arslan'ın borcun tamamı olan 46.077.754.329.-TL. sına yönelik itirazının iptaliyle %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hüseyin Arslan kefil olması nedeniyle borçlu olmadığını, asıl borçlu Ahmet Yaman'ın sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Ahmet Yaman cevap vermemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davalı Ahmet Yaman yönünden 12.260.016.467.-TL. asıl alacak 14.424.169.162.-TL. işlemiş faiz, 1.221.208.458.-TL. BSMV gideri olmak üzere toplam 27.905.394.087.-TL. üzerinden takibin değişken oranlarda temerrüt faizi ile birlikte devamına, diğer davalı Hüseyin Aslan Yönünden ise 15.000.000.000.-TL. asıl alacak, 16.960.301.000.-TL. işlemiş faiz ve 128.347.916.-TL. BSMV olmak üzere toplam 32.088.648.916.-TL. üzerinden takibin değişken oranlarda temerrüt faizi ile birlikte devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanan %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İİK. nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına mahkemece hüküm altına alınan miktar üzerinden karar verilmesi gerekirken, asıl borçlu yönünden asıl alacak, müteselsil kefil yönünden ise kefalet limiti üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 11.7.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy