(2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. E. O. Ö. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davalının özel yuva kredisi kullandığını, vadesi gelen borcun taksitlerini ödemediğini, yapılan icra takibine itiraz edildiğini, kullandırılan kredinin aslında davalıyı konut sahibi yapmak için değil, bankanın hakim ortağının grup şirketlerine kaynak sağlanması için verildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasına, bankadan alınan kredinin dava dışı Yurt Gayrimenkul A.Ş.den konut alımında kullanıldığını, daha sonra konut alımından vazgeçtiklerini ve kredinin geriye ödenmesini konutları yapacak olan Üçem A.Ş.nin üstlendiğini ve bir kısım taksitlerinde anılan şirket tarafından ödendiğini, borcun nakli işlemi nedeniyle artık davacı bankanın kendilerinden alacak talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı tarafından kullanılan kredinin geriye ödenmesini dava dışı Üçem A.Ş.nin üstlendiğini, borcun nakli işlemi nedeniyle davacının, davalıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı bankadan krediyi kullanan davalı olup, kredinin taksitlerinin geriye ödenmesinde ödeyen kimsenin önemi bulunmadığı gibi, kredi borcunu üçüncü bir kişinin ödemesi her zaman borcun nakli sonucunu da doğurmaz. Somut olayda, konut kredisi ile ilgili işlem ve diğer işlemler gerçek bir konut alım-satımı ve buna ilişkin kredi kullanımından çok, usulsüz kredi kullanımını göstermektedir. Bu işlemlerdeki asıl amacın Bankalar Kanununa göre, kredi kullandırılması yasal olarak mümkün olmayan bankanın hakim ortağına ait firmalara kredi vermek olduğu anlaşılmaktadır. Davalı, dava dışı şirketlerin usulsüz olarak kullandığı kredilere aracılık yapmakta olup, kredi kullanımı nedeniyle menfaat temin edenler ve bankaya zarar verenler zarardan ortak olarak sorumlu olurlar.
Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 375.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy