(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı karşılık davanın kısmen kabulüne esas davacının reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. Hasan Aydın Tansu ile davalı vek.Av. Sibel Günaydın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı şirket ile davalı banka arasında Genel Kredi sözleşmeleri imzalandığı diğer davalının sözleşmelerin müteselsil kefili olduğu, sözleşmelerin teminatını teşkil etmek üzere davacıların davalı bankaya toplam 451.000.000.000.-TL.'lık 4 adet bono verdiği konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacılar vekili İstanbul 3. Ticaret Mahkemesinde açtıkları asıl davada müvekkillerinin kullandıkları kredinin anapara borcunu 2.3.2001 tarihinde ödediğini, bankanın 22.3.2001 tarihinde 146.595.623.400.-TL. faiz alacağı talep ettiğini, bankanın fahiş faiz oranı uyguladığı müvekkilinin kabul ettiği oranlara göre hesapladıkları 50.700.000.000.-TL. faiz borcunun 3.4.2001 tarihinde bankaya ödendiğini, davalının buna rağmen bakiye 96.365.225.016.TL.'nin ödenmesini de istediğini ve 101 milyarlık bonoya istinaden ihtiyati haciz kararı alarak infaza geldiğini haciz tehdidi altında 10 milyar daha ödeme yapıldığını 26.4.2001 tarihinde ise, icra takibine geçildiğini beyanla takibin durdurulmasını haciz baskısı altında ödenen paranın istirdadını ve borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
İstanbul 1.Ticaret Mahkemesinde açtığı ve bu dosya ile birleşen davada ise, davalı banka da bulunan üç adet toplamı 350.000.000.000.-TL.'lik bonolar ile borçlu olmadığının tespitini ve bonoların iptalini talep etmiştir.
Davalı banka vekili, davacıların kredinin anapara borcunu ödediklerini, ancak faiz alacağının 50.700.000.000.-TL.'lik kısmını ödediklerini, bakiye faiz alacaklarının ödenmediğini, bakiye faiz alacağının tahsili için icra takibi yapıldığını, bu nedenle asıl davanın reddini birleşen davaya verdiği cevapta ise, bakiye borç ödenmediğinden teminat olarak alınan bonoların iadesinin mümkün olmadığını savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davalı bankanın davacılardan 84.409.706.264.-TL. faiz alacağı bulunduğundan asıl davanın reddine, birleşen davada ise verilen bonoların bedelsiz kaldığı anlaşıldığından birleşen davanın kabulüyle dava konusu bonolar ile davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme hükmü davacılar vekili Av. Pınar Gürciye 6.9.2004 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK.nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 15.10.2004 tarihinde temyiz defterine kaydedildiğinden süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 1.6.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadı Birleşme karar uyarınca Yargıtay'ca da bu yolda karar verilebileceğinden davacılar vekilinin temyiz isteminin süreden reddi gerekmiştir.
2- Davalı banka vekilinin temyizine gelince;
Davalı banka tarafından yapılan icra takibinin mahkemece verilen tedbir kararı ile durdurulmasına ve borçlu davacıların açtığı menfi tespit davasının reddedilmesine rağmen İİK. nun 72/4. maddesi uyarınca davalı banka yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken davalı bankanın tazminat isteminin yazılı gerekçe ile reddi doğru olmadığı gibi, asıl davada mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacıların davalı bankaya borçlu olmasına rağmen bankaya teminat olarak verilen ve birleşen davaya konu edilen bonolar yönünden kredi sözleşmesinin 11. maddesine aykırı olarak anılan bonolar ile davacıların davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine şeklinde hüküm kurulması da isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin süreden reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400,00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy