(1086 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vek. Av. A. Yaman ve Av. S. Özersin gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Karcan A.Ş. ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini diğer davalıların kefil olarak imzaladıklarını, kredi hesabındaki ödeme düzensizliği nedeniyle hesabın kat edilerek ihtarname keşide olunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında, icradaki beyanın bir itiraz olmadığını, banka yönetimi ile kredi borcunun ödenmesinin planlanması üzerinde görüşmelerde bulunulduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılar, Karcan A.Ş., Kesel A.Ş, Odin A.Ş., Başak Ltd. Şti, Efe A.Ş.nin toplam 575.648.593.009.-TL.'sına; davalılar Murat, Asım, Tuğrul ve Anadolu A.Ş.nin toplam 575.682.442.124.-TL.'sına yaptıkları itirazların iptaline, davacı yararına 685.120.000.000.-TL. icra inkar tazminatına hükmedilmiş karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalılardan Tuğrul Selek'in karar başlığında gösterilmemiş olmasının HUMK. nun 459. maddesi uyarınca mahallinde düzeltilebilecek hatalardan sayılmasına göre, davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin temyizine gelince;
İtirazın iptali davasının ön koşulu, icra takibine karşı süresinde itiraz edilmiş olmasıdır. Somut olayda davalılar Karcan A.Ş, Kesel A.Ş., Odin A.Ş. Başak Ltd. Şti., Anadolu AŞ, Murat, Asım ve Tuğrul'a ödeme emri 18.10.1999 tarihinde tebliğ edilmiş ve adı geçen davalılar 7 günlük itiraz süresini geçirdikten sonra 1.11.1999 tarihinde itiraz etmişlerdir. Bu davalılar yönünden icra takibi kesinleşmiş olduğundan aleyhlerine itirazın iptali davası açılmasında hukuki yararı yoktur.
Davalı Eta AŞ.'nin durumuna gelince;
İstanbul 14.icra Müdürlüğünün 1999/19790 esas sayılı icra takip dosyasında 9 adet ödeme emrinin tebliğe çıkartıldığı belirtilmişse de davalı Eta A.Ş'ye ödeme emrinin tebliğine dair tebligat belgesine rastlanılmamıştır.
O halde mahkemece anılan davalıya ödeme emrinin tebliğ edilip edilmediği araştırıldıktan sonra ödeme emrine itirazın yasal süresi içinde yapıldığı belirlenirse kefilin 1.11.1999 tarihinde icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesindeki borcu kısmen kabul beyanı da gözetilerek davanın esasının incelenmesi, aksi halde yani süresi içinde ödeme emrine itiraz edilmediğinin saptanması durumunda takip kesinleşmiş olacağından itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerekecektir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; davacı tarafından başlatılan 1999/19790 esas sayılı icra takibinde alacak talebinin 600.045.286.461.TL. olduğu dava dilekçesinde 553.750.968.033.TL ya yönelik itirazın iptalinin talep ve dava edildiği gözetilmeden mahkemece davalılardan asıl borçlu Karcan A.Ş. ile kefiller Karsel A.Ş., Öden A.Ş., Başak Ltd. Şti. ve Eta A.Ş'nin 575.648.593.009.TL ve davalı kefiller Murat, Asım, Tuğrul ve Anadolu A.Ş'nin 575.682.442.124.TL yönünden itirazlarının iptaline karar verilmesi HUMK. nun 74. maddesine aykırılık oluşturduğu gibi kefiller Murat, Asım, Tuğrul ve Anadolu A.Ş'nin sorumluluğunun asıl borçlunun sorumlu olduğu borç miktarını geçemeyeceği ve icra inkar tazminatına hükmedilen miktar üzerinden karar verilmesi gerektiği de gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 400.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, davalıların peşin harçlarının istek halinde iadesine, 10.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy