(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Nuray S. ile davalı vek. Av. Erhan T.'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketten, kredi kullanarak araç satın aldıklarını, ancak ödemede güçlük yaşamaları nedeniyle 26.6.2002 tarihinde akdi karşılıklı fesih ederek aracın davacı şirketin gösterdiği üçüncü kişiye devrini yaptıklarını, bankaya olan kredi borcunun davalı yanca üstlenildiğini, ancak davalının yedinde bulunan 13.842 EURO bedelli bonoyu iade etmeyip 3.250 EURO üzerinden icra takibine konduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacının 13.5.2002 tarihli sözleşme ile satın aldığı aracın satış bedelinin bir kısmını banka kredisi ile ödediğini, daha sonra aracı geri satmayı teklif ettiğini, bu teklifin kabul edilerek 26.6.2002 tarihli protokol ile aracın geri alındığını, ilk satış sırasında davacı yanca ödenmesi gereken vergi ve diğer giderlerin kendilerince karşılandığını, bononun bu miktar alacak yönünden takibe konulduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tarafların araç alım satım ilişkisini 26.6.2002 tarihli taahhütname ile tasfiye ederek davalının aracı geri aldığını, bu nedenle bononun bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu bononun satım konusu aracın bedeli olarak davalıya verildiği ve akdi ilişkinin 26.6.2002 tarihli taahhütname ile tasfiyesi sonucu bedelsiz kaldığı gözetilerek mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 400.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy