(2004 S. K. m. 256)
Dava: Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 1988/19 sayılı dosyadan tasfiyesi devam eden müflis Akşa A.Ş. iflas idaresinin müvekkiline ait makine ve ekipmanları 26.9.1995 tarihinde fabrikadan sökerek götürdüğünü ve 29.5.1997 tarihinde iade ettiğini, bu sürede makinaların çalışamaması nedeniyle zarara uğradığını, iflas masasına bildirilen alacağın iflas idaresince kabul edilmediğini ileri sürerek reddedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davada husumetin iflas masasına yöneltileceği, iflas müdürünün masayı temsil yetkisini bulunmadığı gerekçesiyle davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İflas kararının iflas dairesine bildirilmesi üzerine muflisin mallarının defterini tutan iflas dairesi defterdeki varlık durumuna göre tasfiyesinin tatiline, basit tasfiyeye ve adi tasfiyeye karar verebilir.
İflas dairesince tutulan mallar ve hakların bedelinin adi tasfiye masraflarını karşılamayacağının anlaşılması halinde basit tasfiye usulü uygulanır. İflas masasını basit tasfiyede iflas dairesi, adi tasfiyede iflas idaresi temsil eder. Adi tasfiyenin 6 ay içinde tamamlanmaması halinde alacaklılar basit tasfiye usulünün uygulanmasına karar verebilir. ( İİK. M.256 ). Görüldüğü gibi iflas masasını temsile kimin yetkili olduğu tasfiye şekline göre farklılık arz ettiğinden husumetin iflas masasına yöneltilmek istendiği, temsilde hata yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece iflas dairesinin taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi isabetsizdir.
Bu durumda mahkemece davaya esas işleminin kanunen veya alacaklılar toplantısından verilen yetkiye dayanıp dayanmadığının araştırılması gerekir. Makinaların sökülüp götürülmesi ile ilgili işlemin alacaklılar toplantısında verilen yetkiye dayanması ve haksız olması halinde iflas masasına sorumluluğu sözkonusu olur. Ancak işlemin kanunen veya alacaklılar toplantısına verilen yetkiye dayanmaması halinde masanın değil, iflas idare memurlarının şahsen sorumluluğu söz konusu olur.
Mahkemece bu yönler araştırıldıktan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy