(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız davalılar vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av Sadi Alaftan ile davalı vekili Av. Seyfi Ünal gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalılara 12.6.1998 ve 24.8.1998 tarihli sözleşmeler ile verilen 350.000 USA borcun geriye ödenmediğini, alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini, itirazdan sonra yapılan kısmi ödemenin mahsubu ile bakiye alacağa yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı şirket ile müvekkillerinin %50 oranında hissedar oldukları bir şirket kurulduğunu, bu şirketin Türkiye'de yaptığı yatırımların harcamalarında davalılarca ödenen 265.000 USA tutarındaki bedelin yarısının davacıya ait olduğunu, bunun davacı alacağından mahsubu gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalılar tarafından borç olarak alınan 350.000 USA'nın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu, davacının talebi gözetilerek dava sonrası ödemelerin icrada dikkate alınacak olması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalıların davacı şirket ile ortak olarak kurdukları dava dışı şirket adına yapıldığı ileriye sürülen harcamaların davacı şirketten alınan borca mahsup edileceği yolundaki savunmalarını kanıtlayamamış bulunmalarına göre temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının temyizine gelince;
Taraflar arasında düzenlenen borç sözleşmesinde borcun vadesinde ödenmemesi ve borçlunun temerrüde düşmesi halinde alacağa yıllık %10 oranında temerrüt faizi uygulanacağı kararlaştırıldığından, mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalıların temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 375.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy