(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. İbrahim Sapan ile davalı vek. Av. Taşkın Kurt'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili müvekkilinin 31.1.1995 günü devamlı alış veriş yaptıkları İbrahim Uğurlu'dan 650.000 ABD Doları almak üzere anlaştıklarını, İbrahim Uğurlu'nun İskenderun Esbank Şubesinden 650.000 ABD Dolarını banka havalesi ile gönderdiğini, davalı bankanın merkez şubesine havale bedelini almak üzere gittiklerinde banka yetkililerinin " şu an kasanın bu parayı ödemeye müsait olmadığını, ancak paranın açıkta durmaması için adlarına bir döviz hesabı açarak bu parayı hesaplarına geçirmeyi" teklif ettiğini ve müvekkili adına açılan hesaba havale bedeli olan 650.000 ABD Doların kaydedildiğini, müvekkillerinin söz konusu döviz karşılığı, Türk Lirasını İbrahim Uğurlu'nun adamı Sebahattin Savga'ya elden ödediklerini, aynı gün akşam üzeri 650.000 ABD Doları çekmeye gittiklerinde banka yetkililerinin havaleden cayılmış olduğunu belirterek parayı ödemediklerini, bunun üzerine davalı banka hakkında icra takibi yapıldığını, bankanın icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini ve %40 'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, havale göndericisi İbrahim Uğurlu'nun müvekkili bankanın İskenderun Şubesine bir ödeme yapmadığını, anılan şahsın müvekkili bankanın İskenderun Şubesine müracaatla Esbank'tan adına EFT yoluyla gelecek 26.500.000.000.-TL.'nin müvekkili bankanın Merkez Şubesine Osman Zorluoğlu'na döviz olarak ödenecek şekilde hazırlık yapılmasını belirterek Esbank'a ait EFT bildirim formunu verdiğini ancak Esbank'tan müvekkili bankaya bu hususta herhangi bir fon transferi gerçekleşmediğini, bu nedenle hukuki olmayan bildirim formuna dayanarak, merkez şubeye verilen talimatın hata ve hile nedeniyle geçersiz olduğunu hata ve hilenin havale alıcısına karşı her durumda ileri sürülebileceğini, müvekkili bankaya hiç ödenmemiş bir meblağın davacılara ödenmesinin BK.'nun 459/1.maddesi gereği mümkün olamayacağını bankanın dolandırıldığını bu fiile iştirak eden banka personeli davacılar ve havale lehtarı hakkında dava açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece itirazın iptali ile takibin devamına, davacının tazminat isteminin reddine ilişkin oy çokluğu ile verilen hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş, hüküm Dairemizin 4.7.1997 gün 1997/4702 Esas 1997/7025 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozmaya uyan mahkeme Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davanın sonucunu beklemiştir.
Her ne kadar davacıların bankayı vasıta kılarak dolandırıcılık suçundan dolayı diğer sanıklarla birlikte mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararı temyiz incelemesi sonucu bozulmuş ve davacıların (sanıkların) beraatine karar verilmiş ise de bu kararın temyiz incelemesi sırasında dava zamanaşımı gerçekleştiğinden davanın bu nedenle ortadan kaldırılmış olması, ceza dosyasındaki delillerin ve maddi vakıaların hukuk mahkemesince değerlendirilmesine engel teşkil etmeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan davacıların aynı yöntemle 4 kez yani bankaya para yatırmadan havale yaptırarak elde ettikleri yabancı parayı piyasada kullanıp aynı gün geç saatlerde parayı bankaya yatırdıkları da dosyadaki delillerden anlaşılmaktadır.
Somut olayda ise açıklandığı gibi el ve işbirliği yaparak havalesini temin edip hesaplarına aktardıkları paranın karşılığının bankaya yatırılmadığı da çekişmesizdir.
Havale bedelinin davadışı Sebahattin Savga'ya ödendiği yolundaki davacıların iddiası bankanın sorumluluğunu gerektirmez.
Bu durumda davacıların el ve işbirliği ile gerçekleşen banka mevduatına aykırı ve hileli gerçek olmayan havale işlemi nedeniyle bankanın ödeme borcundan söz edilemeyeceğinden mahkemece bu yönler gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetlidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 14.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy