(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen REDDİNE yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, borçlu-davalı şirkete 23.11.1997 tarihinde kullandırılan Orta Ölçekli Yüksek teknoloji kredisinin ödenmediğini, hesabın kat edildiğini, alacağın tahsili için Ankara Gayrimenkul (22) Satış İcra Müdürlüğünün 1998/783 sayılı dosyası ile üçüncü kişiye ait gayrimenkulde banka lehine tesis edilen 20.000.000.000.TL'lık ipotek üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine girişildiğini, takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu dikkate alınarak yirmimilyar TL üst sınırla sınırlı olmak üzere davalının Ankara Gayrimenkul (22) satış icra müdürlüğünün 1998/783 sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, sekizmilyar TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacı bankanın kredi asıl borçlusu davalı şirkete kullandırdığı kredinin teminatı olarak dava dışı Alaattin Türkoğlu tarafından verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Takipte çıkartılan ödeme emri davalı kredi borçlusuna tebliğ edildiği halde, ipotek borçlusu üçüncü kişiye çıkarılan ödeme emri tebliğ edilememiştir. Kredi borçlusu davalının itirazı üzerine davacı bankanın itirazın iptali davası açmasında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Ne var ki, mecburi takip ve dava arkadaşlığı nedeniyle takipte gösterilen ve ödeme emri tebliğ edilemeyen ipotek borçlusu üçüncü kişiye ödeme emrinin tebliğ edilmesi işleminin açılan bu davada bekletici mesele yapılması gerekir.
İpotek borçlusuna yapılacak ödeme emrinin tebliği sonucunda itiraz vuku bulur ise alacaklının bu itirazın iptali için açacağı dava dosyasının bu dosya ile birleştirilerek bir karar verilmesi, itiraz etmemesi halinde ise ipotek borçlusu hakkında yapılan takip kesinleşmiş olacağından asıl borçlu hakkında açılan bu davaya devam edilerek sonuçlandırılması gerekir.
Mahkemece, açıklanan bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 13.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy