(3095 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 74, 83)
Dava: Taraflar arasındaki faiz alacağı davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine davalının aykırı davranması sebebiyle 1998/64 esasla açılan davada, 1997 yılına ait yoksun kalınan kar alacağının talep edildiğini, ancak faiz istenmediğini belirterek tazminata 1997 yılından itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz oranı uygulanarak hesaplanacak faiz alacağının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece davacının ilk davada hükmedilen alacağın tahsili için yapılan takipte herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeden icra dosyasına yatırılan parayı tahsil etmesi sebebiyle davanın reddine dair verilen karar davacının temyizi üzerine Dairemizce uyuşmazlık fer'i borç olan faiz isteme hakkının düşüp düşmediğine ilişkindir. Davacı, davada sözleşme gereği yoksun kalınan kar talebinde bulunmuş, faiz istememiştir. Faiz alacağı yönünden önce bu davayı açmış sonra da ilk davada asıl alacağa ait olarak aldığı ilamı icra takibine koymuştur. Faiz hakkındaki dava icra takip gününden önce açıldığına göre, davacı faiz iradesini sürdürmüş icra dosyasında alacağı tahsil ederken de faiz talebinden feragat etmemiştir. Bu halde artık ihtirazı kayıt ileri sürülmesine gerek yoktur. Yapılacak iş, faiz alacağına ait davanın esasının çözüme bağlanmasından ibarettir. Gerekçesi ile bozulmuş mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava dilekçesinde tazminata ait faiz talebinin, 1997 yılından itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz uygulanmak sureti ile faiz talebinde bulunulduğu harca esas değer olarak faiz talebinin 2.000.000.000. TL. olarak gösterilip, bu tutar üzerinden harç yatırıldığı, bozma ilamından sonra faiz alacağı 5.055.000.000. TL. olarak belirtildiği halde, dava dilekçesinde bildirilen taleple bağlı olunduğu, sonradan bildirilen rakam ile ilgili ıslah talebi olmadığı, harç yatırılmadığı, davacının talebiyle bağlı bulunduğu kabul edilerek, 2.000.000.000. TL. faiz alacağının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı vekilince dava dilekçesinde görülen eksikliğin taraflarına süre verilerek giderilebileceği, mahkemece eksik harcın ikmali için süre verilmeden davanın reddedilmesinin isabetsiz olduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy