(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vek. Av. Nilgün Öztürk gelmiş, davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, galerici olan davalılardan kamyon satın alarak 7.000.000.000.-TL. peşin ödemede bulunup kalan için bono verdiklerini, araçta motor arızası olması nedeniyle de 2.500.000.000.-TL. tamirat gideri, alım satım masrafı olarak ta 1.000.000.000.-TL. harcamada bulunduktan sonra dört adet bono bedeli 3.600.000.000.-TL. daha ödediklerini, ödeme güçlüğü içine düşmeleri nedeniyle aracı iade ettiklerini, davalının kendilerine 3.750.000.000.TL. ödemede bulunduğunu, ancak 10.800.000.000.-TL tutarındaki bonoları iade etmediği gibi ayrıca 2500 DEM lık bir senet daha aldığını ve daha sonra bu bononun ödenmesini talep ettiğini iddia ederek davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ve davalı elinde bulunan tüm bonoların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, yetki itirazında bulunarak, 10.800.000.000.-TL. bonoyu iadeye hazır olduklarını, ancak 2500 DEM'lik bononun araca verilen zarar için alındığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tarafların akdi ilişkiyi karşılıklı olarak sona erdirdikleri bu nedenle davalı yedinde bulunan senetlerin iptaline ve ödenen 14.150.000.000.-TL.nın istirdadına karar verilmiş hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK. nun 72. maddesine göre açılmış menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Anılan yasa uyarınca davanın, alacaklı tarafından icra takibine başlanmışsa takibin bulunduğu yer veya davalının (alacaklının) ikametgahı mahkemesinde, şayet icra takibi yapılmamış ise HUMK. nun 9 ve devamı maddelerinde belirtilen yetkili mahkemede açılması öngörülmüştür.
Somut olayda davacı borçlu aleyhine bir icra takibine girişilmediği anlaşıldığından yetkili mahkeme HUMK. nun 9 ve devamı maddelerine göre davalı alacaklının ikametgahı mahkemesidir.
Hal böyle olunca davalı tarafın süresi içinde yapmış olduğu yetki itirazı değerlendirilerek bir karar verilmek gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 400.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy