(818 S. K. m. 32) (6762 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı yan davalıya 4 adet fatura karşılığı mal teslim edildiğini, malların bedeli karşılığında verilen bonoların ödenmediğini, yaptıkları takibin de davalı şirketin çift imza ile temsil edilmesi karşısında bonoların tek imza taşıması nedeniyle iptal edildiğini bildirerek 4 adet fatura bedeli alacaklarını faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, yazılı olarak herhangi bir cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller alınan bilirkişi raporları ile davacının bakiye 12.794.000.000. TL. asıl alacağı kaldığı, mal karşılığı verilen bonolar yasal süresi içinde protesto edildiğinden davacının vade tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz talebinde haklı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 12.794.000.000. TL. asıl alacak ile 3.285.512.219. TL. işlemiş faizin asıl alacağa dava tarihinden itibaren %85 oranını aşmamak üzere değişken oranda reeskont faizi yürütülerek davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporlarından taraf ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmadığı dava konusu 4 adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı davalı defterlerinde ise faturalardan 3 adedinin kayıtlı olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece davalı yana ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olduğu ve aleyhine delil teşkil edeceği gözetilerek davanın davalı defterlerine kayıtlı 3 adet fatura yönünden somut olayda kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle davalı defterinde kaydı bulunmayan 4 faturanın bedelinin de kabul edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, mal bedeli karşılığı verilmiş olan bonoların davalı şirketi bağlamayacağı saptanarak icra hakimliğince yapılan takibin iptal edilmiş olduğu ve davalı muhasebesince verilen tediye makbuzunun davalı şirketi temsile yetkili olmadığı gözetilmeden davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmemiş olduğu gözardı edilerek vade tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi de isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı şirket yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy