(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 290) (818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. Gökhan Küçük gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından 442.700 DM ve 150.000 DM bedelli bonoların takibe konulduğunu, takip konusu bonoların sahte olduğunu, 442.700 DM bedelle senetle ilgili 12.1.1982 tarihli teslim fişindeki imzanın müvekkiline ait bulunmadığını, davalıya herhangi bir şekilde borcu olmadığını ileri sürerek 442.700 DM bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davalı şirket ortağı ile davacının 1981 yılının ikinci yarısında M. isimli bir şirket kurarak Almanya'ya gıda maddeleri ihraç ettiğini, 1.9.1982 tarihinde şirketin tasfiyesine karar verildiğini ve davacının tasfiye memuru olarak tayin edildiğini, fesih protokolünün 9.maddesine borçlara ve mallara karşılık bir teminat senedi düzenleneceğinin hükme bağlandığını, aynı sözleşmenin 15. maddesinde Almanca düzenlenmiş üç adet senedin verileceğinin belirtildiğini, 1989 yılına kadar ödeme yapmayan davacının süre tanınması için 94/10765 sayılı dosyadaki senedi verdiğini, senetteki imzanın davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre bonodaki imzanın sahte olmadığı ve tahrifat yapılmadığının ceza mahkemesinde karara bağlandığı, bu kararın BK.nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ceza mahkemesinin senette tahrifat yapılmadığına ilişkin kesinleşmiş kararının BK.nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olmasına, davacının senetten dolayı borçlu olmadığını HUMK. nun 290. maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış bulunmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 04.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy