(2004 S. K. m. 67)
Dava : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılar arasında yapılan sözleşme gereği davalı şirkete döviz kredisi kullandırıldığını, davalıların kredi borçlarını ödememeleri üzerine yapılan takibin haksız itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kaynak kullanımı destekleme fonunun davacı banka tarafından ödenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıların ihracat belgelerini davacı bankaya ibraz etmemeleri nedeniyle sözleşme gereği sorumlu oldukları, alacağın Merkez Bankasına ödenmemesi nedeniyle faiz talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 884.381.918.-TL. asıl alacak üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında bağıtlanan kredi sözleşmesinin 25/3. maddesi "Banka tarafından ve/veya aracılık edilen ihracatı teşvik mevzuatına konu olan ihracat, döviz kazandırıcı işlemler, ihracat sayılan satış ve teslimler ile bu işlemlerle ilgili krediler, ihracatı teşvik kapsamında yapılan ithalat dahil bütün işlemler nedeniyle veya her ne sebeple olursa olsun uygulanan banka veya müşterinin ödemekle yükümlü bulunduğu damga vergisi, harç, banka ve sigorta muameleleri vergisi, kaynak kullanımı da dahil olmak üzere bütün fon kesintileri ve diğer bütün vergi, resim, harç istisnalarını gecikme faizi, gecikme zammı, cezai faiz, gecikme cezası, faiz, fon iadesi ve benzerlerini bütün yaptırımlarıyla birlikte bankaca ödenip ödenmediğine bakılmaksızın derhal ve def'aten ödemek müşterinin yükümlülüğündedir" hükmünü içermektedir. Bu durumda mahkemece, davacının talep ettiği dava konusu KKDF, diğer fon kesintileri, vergiler, gecikme faizinin mevcut olup olmadığı ve varsa tutarı Merkez Bankası'ndan sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 15.9.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy