(6183 S. K. m. 13, 15, 21)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmişsede davanın niteliği itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkili şirketin dava dışı Kotsan Koyunlu Tekstil San. ve Tic. AŞ.den alacaklı olduğunu, borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinden arta kalan para için davalı vergi dairesi lehine ihtiyati hacze dayalı bloke konulduğunu, oysa artan para üzerine ilk konulan kesin haczin kendilerine ait olduğunu ve 6183 sayılı Yasa uyarınca davalı yanın ihtiyati haczinin kendi hacizlerine iştirak edemeyeceğini ileri sürerek sıra cetvelinin düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vergi Dairesi vekili sıra cetvelinin yasaya uygun bulunduğunu, 6183 sayılı Yasa kapsamında konulan ihtiyati haczin kesin hacizden farklı olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalı idarece 27.07.2001 tarihinde konulan ihtiyati haczin, yasal süre içinde itiraza uğramadan kesinleştiği ve 6183 sayılı Yasanın 21 nci maddesindeki haciz sözcüğünün ihtiyati haczi de kapsadığı; davalı Vergi Dairesi'nin haczinin önceki tarihli olduğu ve davacının sonraki tarihli hacziyle kamu alacağından için konulan hacze iştirak edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık düzenlenen sıra cetvelinden arta kalan para üzerine konulan birden çok haczin ne şekilde tatmin edileceği noktasındadır. Davacı şirket tarafından söz konusu para üzerine İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde haciz konulmuş iken, davalı vergi dairesince yine aynı para üzerine 6183 sayılı Yasa'nın 13 ncü maddesinde düzenlenen usulle ihtiyati haciz konulmuştur. Kamu alacaklarından dolayı konulan hacizlerin, diğer hacizlere ne şekilde iştirak edeceği, 6183 sayılı Yasa'nın 21 nci maddesinde açıklanmıştır. Maddeye göre, bir başka alacaklı tarafından haczedilen mallar kamu alacağı için de haczedilirse, kamu alacağı için konulan haciz ilk hacze iştirak edecektir. Davalı vergi dairesinin artan para üzerine koyduğu haciz ihtiyati haciz niteliğinde olup, ihtiyati haciz sahibi alacaklının paraya çevirme ya da haczedilen paranın mülkiyetinin kendisine devri isteminde bulunmasına yasal imkan yoktur. Bu durumda 6183 sayılı Yasa'nın 21 nci maddesindeki haciz sözcüğünün ihtiyati haczi de kapsayacak şekilde yorumlanması, hükmün amacına aykırıdır. Kamu alacaklarından dolayı konulan ihtiyati hacizlerin üçüncü şahıslar tarafından konulmuş hacizlere iştirak edemeyeceği konusunda Dairemiz uygulaması yerleşmiş olup, bilimsel görüşler de bu yöndedir ( bkz.19.HD, 30.10.1997 gün ve 97/6132-9029 EK, Deynekli, A/kısa, S.Hacizde ve iflasta sıra cetveli, 2.b. Ankara 2002, S.56 ).
Öte yandan mahkemece dava dışı borçlu kayyımının 6183 sayılı Yasa'nın 15 nci maddesinde belirtilen yedi günlük süre içinde ihtiyati hacze itiraz etmemesi nedeniyle ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü düşünülmüş ise de, anılan maddeye göre bu süre huzurda yapılan ihtiyati hacizlerde haczin uygulanma tarihinde başlarken, somut olayda olduğu gibi borçlunun hazır bulunmadığı hallerde durumun kendisine tebliği tarihinde başlamaktadır.
Bu durumda mahkemece her iki yanın satış bedelinden arta kalan para üzerindeki haciz tarihleri saptanmak ve kamu alacağından dolayı konulan ihtiyati haczin diğer hacizlere iştirak etmesine yasal imkan bulunmadığı göz önünde tutulmak suretiyle bir karar verilmek gerekirken; yasaya aykırı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.12.2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy