(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, tarafların anne oğul olduğunu müvekkilinin maddi durumunun iyi olup taşınmaz sahibi olduğunu, davalının da davacı annesinin rızası hilafına, tarlaları işleyip geçimini sağladığını, müvekkilinin okuma yazma bilmediğini işlemlerini mühür veya parmak basmak suretiyle yaptığını, davalının çevresine annesi tarafından verilmiş, boş senedi olduğunu söylemesi üzerine davalıya ihtarname keşide edildiğini davalının müvekkilini ya kandırarak yada kendisi doldurmak suretiyle elde ettiği senedi müvekkili aleyhine takibe koyduğunu, senedin müvekkilinin rızası hilafına doldurulduğunu müvekkilinin davalıdan para ve mal almasının mümkün olmadığını belirterek senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senedin davacının kendi rızası ile müvekkili olan oğluna verdiğini öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiş, mahkemece isticvap suretiyle davalı asil'in ifadesine başvurulmuş, davalı, annesi olan davacının hacca giderken, tapudaki işlemleri yaptırdığı için kendisine verdiğini beyan etmiş, davacı asil duruşma sırasında imzanın kendisine ait olmadığını ifade etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun Adli Tıp raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 14.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy