(2004 S. K. m. 72) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmalı, davalı A. T. vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil İ. K. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil'in sözlü açıklaması dinlenildikten ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dava, davacının keşidecisi olduğu, davalı D. S. emrine düzenlenen ve D. S. tarafından diğer davalıya ciro edilen 15.5.1998 tarihli, bankaya ibrazında karşılığı olmayan 25.000.000.000. TL.lık çekle borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan menfi tesbit davasıdır.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı D. S. ile bir müddet birlikte yaşadığını, bu süre içinde çek defterinden aldığı bir çeki 25.000.000.000. TL. olarak doldurup müvekkilin imzasını taklit edip diğer davalıya ciro ettiğini, aralarında 25.000.000.000. TL. verilmesini gerektirir bir ilişki olmadığını belirterek çekle borçlu olmadığının tesbitini ve takibin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı Dürdane Serçe vekili, davacı ile müvekkilinin birlikte yaşadığı sürede aralarında para alış verişi olduğu takibe konu çekin bunlardan biri olduğunu belirterek davanın reddini istemiş, diğer davalı Ahmet Tunçlar vekili, müvekkilinin çeki ciro yolu ile aldığını ve iyiniyetli hamil olduğunu belirterek davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve Ceza Mahkemesi kararı dikkate alındığında çekteki imzanın davacının eli ürünü olduğu, yasal olmayan yollarla elde edilen telefon konuşmalarının delil olamayacağı, çekin gayri ahlaki ilişkinin devamı için verildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı Ahmet Tunçlar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalı A. T. vekili, katılma yolu ile % 40 tazminat verilmediği gerekçesiyle hükmü temyiz etmiş ise de, temyiz harcının yatırılmadığı anlaşıldığından bu davalı A. T. vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu çekteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporları ile saptanmış olmasına ve red sebebi ayrı olan ve değişik avukatlar ile temsil edilen davalılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesi gözetilerek vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açkılanan nedenlerle davalı A. T. vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy