(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait iş yerinin 28.8.2000 tarihinden itibaren sanayi kuruluşu olarak faaliyet gösterdiğini, davalı kurumun müvekkilinin faaliyetinin ticarethane kabul edip. 2002/08 dönemine ait faturada yer alan eski borcun ticari elektrik tarifesinden hesaplandığını ve 26.646.509.569-TL.+KDV farkı talep edildiğini belirterek, tarife farkı talebinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine 16.011.788.560.-TL+KDV çarpanda fark tutarının yeniden hesaplanarak ticari tarife yerine sanayi tarife uygulanmasına ve gerçek rakamın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyerininin Recep Güven adına 25.4.1978 tarihinde sanayi tarifesi ile abone bulunduğunu davacının aynı işyerinin mevcut gücünü 23.8.2000 tarihinde yükselterek ticarethane tarifesinde abone olduğunu daha önceki tarife bilgileri bilgisayar kayıtlarında sehven değiştirilmediğinden davacıya faturaların sanayi tarifesi üzerinden çıkarıldığını, teftiş sonucu bu durumun anlaşıldığını, gecikme faizi alınmadan 12 ay taksitlendirme protokolü yapıldığını, yapılan işlemde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu faturanın düzenlendiği dönemlerde sanayi abone tarifesinden faydalanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının fatura farkından dolayı davalıya 26.646.509.569.-TL.+KDV tutarında borçlu bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının temyizine gelince;
Dava konusu edilen ve bilirkişi raporu ile belirlenen borç davacı tarafından yargılama sırasında ödenmiş olduğundan davaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy