(6102 S. K. m. 644)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu çekin müvekkili bankaya kredi müşterisi Ersaller Yakıt Gıda ve İth.Mad.San.Tic.A.Ş. tarafından munzam teminat olarak verildiğini, davalının çekin arkasının yazdırılmadığını beyan etse de muhatap banka olan Vakıfbank Konya Şubesine takas yoluyla 30.9.2002 tarihinde sorulduğunu ve çekin karşılığı olmadığı teyit olunarak muhatap banka kayıtlarına geçtiğini, ancak müvekkili bankaca arkasına kaşe vurulması sehven unutulduğu için davalı aleyhine ilamsız takip yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibe konu çekin çek vasfında olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına %5 çek tazminatı ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince çekin teminat olarak takip alacaklısına verildiğini, takip alacaklısının süresi içinde çeki muhatap bankaya ibraz etmediğini, bu nedenle çekin arkasının yazılmadığını, takibe konu çekin yasal unsurları taşımadığı için itiraz ettiklerini, ayrıca çekte keşide yeri olmayıp geçersiz olduğunu, davacı tarafla hiçbir hukuki ilişkileri bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre söz konusu çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edilmediği, bu haliyle çekin kambiyo senedi niteliğini taşımadığı, davacı bankanın bu halde de çeke dayalı müracaat hakkını kaybettiği kaldı ki, davacı yanın davasını sebepsiz zenginleşmeye veya temel borç ilişkisine de dayandırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek yönünden kambiyo hukukundan doğan haklar yitirilmiş olur. Bu durumda mahkemenin de gerekçesinde açıkladığı gibi taraflar arasında temel ilişki bulunduğu takdirde anılan belge yazılı delil başlangıcı sayılır ve alacaklı alacağını her türlü delille kanıtlayabilir. Arada temel ilişki bulunmaması halinde uyuşmazlık TTK.nun 644. maddesi çerçevesinde çözümlenir.
Somut olayda davacı ile davalı arasında temel ilişki bulunmadığına ve hamil tarafından keşideciye başvurulmuş olduğuna göre uyuşmazlığın TTK.nun 644. maddesine göre çözümlenmesi gerekir. Zira HUMK.nun 76.maddesi uyarınca olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelendirmesi ise hakime ait bir görevdir. Kuşkusuz davalı keşideci, sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece bu yönler düşünülmeksizin yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına bozulmasına, 05.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy