(2004 S. K. m. 67, 72) (6762 S. K. m. 25)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılardan satın almış olduğu kömür karşılığında bir adet çek keşide ederek verdiğini, kömür ayıplı olduğunun anlaşılması sebebiyle tüketilen kısmına dair 300.000.000.-TL.yi ödediği halde, davalıların ayıplı mallarını geri almayarak çeke dayalı olarak aleyhine icra takibi başlattıklarını belirterek irca takibinin durdurulmasına ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin Zonguldak Asliye Hukuk Mahkemesi olacağını, davalılardan Yusuf Günay'ın icra takibinde taraf olmadığını ve kendisine husumet yöneltilemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Karabük Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen yetkisizlik kararı üzerine yargılamaya görevli ve yetkili Zonguldak 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmiş, davacı tarafça ispat edilen davanın kabulü ile davacının icra takibine konu yapılan 950.000.000.-TL. tutarlı çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava İcra İflas Yasası 72. maddesi gereğince takipten sonra açılan menfi tespit davasıdır. Davaya konu takipte davalılardan Yusuf Günay alacaklı olmadığı gibi takip konusu çekte de anılan bu davalının herhangi bir sıfatı bulunmamaktadır. Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilerek davalı Yusuf Günay hakkında açılan davanın husumet sebebiyle reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle bu davalı hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2- Dava satıma konu kömürün ayıplı olduğu iddiasına dayalıdır. Bu halde TTK'nun 25/3. maddesi hükmü gereğince süresinde bir ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığının araştırılmaması doğru olmadığı gibi bu yönde taraf delilleri toplandıktan sonra süresinde ayıp ihbarı yapıldığı ve malın ayıplı olduğunun saptanması halinde ise satıma konu malın akıbetinin araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan sebeplerle hükmün davalı Yusuf Günay, 2 no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı Muharrem Günay yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 14.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy