(2004 S. K. m. 106, 110, 142)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Abdullah Özcan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili müvekkili bankanın dava dışı Mehmet Yılmaz'dan alacaklı olduğunu, borçluya ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde 22.06.2000 tarihli kaydi hacizlerinin değil, 16.12.2002 tarihli fiili hacizlerinin dikkate alınarak kendilerine üçüncü sıranın verildiğini, oysa araç üzerindeki ilk haczin kendileri tarafından konulduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin birinci sırasına alınmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar yargılamaya katılmamışlardır.
İcra Mahkemesi'nce yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, davacının araç üzerine 22.06.2000 tarihinde kayden, 16.12.2002 tarihinde de fiilen haciz koyduğu, sıra cetveli düzenlenmesi aşamasında fiili haciz tarihinin dikkate alındığı, oysa araçlarda trafik kaydına konulan haciz tarihine itibar edilmesi gerektiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı Abdullah Özcan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir taşınır malın haczini izleyen bir yıl içinde satışının istenmesi gerekir; aksi takdirde mal üzerindeki haciz düşer (İİK. m. 106, 110). Yasal olarak bir sicile tescili zorunlu taşınırların kayden ya da fiilen haczedilmeleri arasında hukuken fark yoktur. Öte yandan, bir malın satışının istenmesi için fiilen haczedilmiş olmasını zorunlu kılan bir düzenleme de bulunmamaktadır.
Somut olayda davacının kaydi haczi 23.06.2000 tarihli olup, bu tarihi izleyen bir yıl içinde malın satışının talep edilmemesi halinde haczin düşeceği, yukarıda anılan Yasa maddelerinin amir hükmü gereğidir.
Bu durumda mahkemece davacının takip dosyası incelenerek, 23.06.2000 tarihli haczin düşmesini engelleyecek bir satış talebi bulunup bulunmadığı saptanmak ve açıklanan ilkeler ışığı altında, satış tarihi itibariyle ayakta bulunan hacizlerin tarihleri dikkate alınarak sıra cetvelinin doğru olup olmadığı konusunda bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Abdullah Özcan'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.11.2004 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy