(818 S. K. m.53) (2004 S. K. m.72) (765 S. K. m.342, 349) (5237 S. K. m. 204, 205, 210)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmişse de duruşma isteği Dairemizin çevirme kararından önce süresinde olmaması nedeniyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı kardeşi Hamza K.'ın bir taşınmaza ortak olarak malik olduklarını, Hamza K.'ın kendi hissesine düşen bölümü önce dava dışı Celal B.'a bu kişinin yine dava dışı Davut M., ondan da davalıya satıldığını ve müvekkilinin şufa hakkını kullanmaması için dava konusu 5.000.000.000.-TL. bedelli teminat senedinin tarih kısımları boş olarak müvekkilinden alındığını şayet müvekkili şufa hakkını kullanmak isterse senedin takibe konulacağını, davalının senedi aldıktan hemen sonra tarih kısımlarını eski bir tarih yazıp müvekkili aleyhine takibe geçtiğini belirterek bu senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini öne sürerek davanın reddiyle %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının adi senedin teminat senedi olduğu iddiasını yazılı delille ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı Hasan A. dava konusu senetle ilgili olarak Hatay Ağır Ceza Mahkemesinde sahtecilik suçundan yargılanıp TCK.nun 349/2. maddesi delaleti ile TCK.nun 342/1. maddesi uyarınca mahkum olup, hüküm Yargıtay 6.Ceza Dairesi tarafından onanıp kesinleşmiştir.
Bu durumda mahkemece Ağır Ceza Mahkemesi kararı doğrultusunda inceleme yapılıp ( BK.53 ) madde hükmü de gözetilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy