(818 S. K. m. 41, 43)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki kömür alışverişi sebebiyle 970.000 USD'nin şirkete ödendiğini, ancak davalı şirketin kömür teslimini aniden keserek 308.005 Amerikan Dolarını iade ettiğini, taahhüt edilen kömürün zamanında ve taahhüt edilen fiyattan teslim edilmeyişi sebebiyle davacı şirketin üçüncü kişilere olan taahhütlerini yerine getiremeyerek zor durumda bırakılıp zarara uğratıldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 Amerikan Doları tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasındaki kömür ticareti ile ilgili ticari ilişkinin karşılıklı anlaşarak ve bu anlaşmanın da faksla teyit ettirilerek sona erdirildiğini, davacıya havale edilen 308.005 Amerikan Dolarının davacının hesabına geçtiği andan itibaren müvekkili firmadan hiçbir alacağının kalmadığını ve davacının zararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece taraflar arasında teyit yazıları ve teyidin konusu 308.005 USD dolarının davacıya ulaşmış olması ve tacir gibi hareket etmesi gerekli olan davacının şirket yapısı da dikkate alındığında teyit yazısında yer alan ... hiçbir alacağı ve borcu kalmamış olacaktır... ifadesinin ikrah nedeniyle belirtildiği iddiasının kabul edilemeyeceği ve ayrıca kendince mali baskılardan kurtulma arayışı olarak adeta peşin ikrah beklentisi altında bu şekilde ticari ilişkilere girişilmesinin ticari hayatında son derece önemli iyiniyet ve güven anlayışına da uymadığı, teyit yazısında yer alan söz konusu ifadenin havale şartı da yerine geldiğinden dolayı bağlaması gerektiği davacının ikrah beklentisi ile gizlediği amacına ileride ulaşabileceğini içten pazarlamasının basiretli ve iyiniyetli işletme anlayışına uymayıp kendince yanıltıcı karar alma dışında bir sonuç doğurmayacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 26.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy