(818 S. K. m. 41, 44, 98, 105)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı sözleşmenin feshi ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshi alacak ve tazminat konulu dava ve birleştirilen davaların yargılaması sonucu mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine, teminat bedelinin dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı POAŞ'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, bu dava ile birleştirilen 2001/37 ve 1998/764 esas sayılı davaların reddine karar verilmiş taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 26.10.2001 tarihli kararı ile onanan hüküm davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü sonucu Dairemizin 3.6.2002 tarihli kararlarıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Dairemizi karar düzeltme bozma ilamında özetle; "BK.nun 98/2. maddesinde haksız fiillerden kaynaklanan sorumluluğa dair hükümlerin kıyasen akde muhalif hareketlere de uygulanacağı, BK.nun 44. maddesinde ise mutazarrır olan tarafın zarara razı olduğu yahut kendisinin fiili zararın oluşumuna veya zararın artmasına yardım ettiği veya zararı yapan şahsın hal ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin zarar ve ziyan miktarını indirebileceği yahut zarar ve ziyana karar vermeyebileceğinin hüküm altına alındığı, somut olayda davacının resmi şekilde yapılan ihaleye katılarak benzin istasyonunun yapımı ve işletilmesini üstlendiği, istasyonun inşa edildiği arazinin DDY'nin tedbir sahasında bulunduğu ve işletme ruhsatı verilmediğinin çekişmesiz olduğu, bu durumda mahkemece davacının istasyon inşaatı için yaptığı masrafları davalıdan talep edip edemeyeceği yukarıda açıklanan yasa maddeleri uyarınca tartışılmadan yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmuş, bu sırada davacı Celal Çağlar Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/567 esas sayılı dava dosyasında 2.000.000.000.-TL. munzam zararın davalı POAŞ'dan tahsilini talep etmiş, bu dosyada da birleştirme kararı verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda davacının toplam masrafının tespiti, BK.nun 44. maddesi gereğince kusur durumunun değerlendirilmesi ve munzam zararın belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mahkemece davacı Celal Çağlar'ın sınırlayıcı beyanı, "usuli Müktesap hak" kuralı, benimsenen bilirkişi kurulu raporu dikkate alınarak, davacısı POAŞ olan birleşen Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 1998/764 esas sayılı davasının kesinleşen önceki hüküm gibi reddine, asıl davanın kısmen kabulüne 6.290.000.000.-TL.'nin kesinleşen önceki hüküm gibi dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı POAŞ'dan tahsiline, davacının 5.138.188.500.-TL. inşaat için yaptığı masrafın 5.5.1998 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen aynı mahkemenin 2001/37 esas sayılı davasının reddine, birleşen munzam zarar talebi ile ilgili 2002/567 esas sayılı davanın kabulüne 2.000.000.000.-TL. munzam zararın 24.6.2001 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelemeyeceğine göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İlk davada munzam zarar hakkında bir karar verilmediğine göre, birleştirilen davada munzam zarar talep edilmesinde usule aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Ancak davacı vekili munzam zarar talebini müvekkilinin bankadan yüksek faiziyle kredi almak zorunda kaldığı olgusuna dayandırmıştır. Bu durumda mahkemece davacının iddiasında belirtildiği gibi davalıdaki alacağını zamanında alamaması nedeniyle ekonomik sıkıntıya düşmesi sonucu benzin istasyonu ile ilgili olarak yaptığı masraflara ve sözleşme gereğince yatırması gereken teminata karşılık banka kredisi alıp almadığı, almış ise ne miktarda olduğu ve bu kredi sebebiyle ödemek zorunda kaldığı faiz miktarı gibi hususlar üzerinde durulup araştırılarak BK.nun 105. maddesi uyarınca faizi aşan zararın bulunup bulunmadığının saptanması yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, anılan yönler incelenmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte gösterilen nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 8.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy