(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkiline olan borcu sebebiyle 31.6.1999 keşide günlü 600.000.000.TL bedelli çek verdiğini, söz konusu çekin yan kesiciler tarafından çalındığını, müvekkilinin açtığı dava neticesinde çekin iptal edilmesine karar verildiğini alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüş ve itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili taraflar arasında temel ilişki bulunmadığını, çek karşılığının bankada hazır olduğunu, keşide tarihi ile takip tarihi arasında 6 aylık zaman aşımı süresinin dolduğunu, çek tazminatı ve faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı 31.6.1999 keşide günlü 600.000.000.TL'lık çekin davacıya verildiği, söz konusu çekin çalındığı, çekin iptal edilmesine karar verildiği, davacının cari ilişki sebebiyle çek bedeli kadar alacağının bulunduğu, çek süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediğinden çek tazminatı ve işlemiş faiz talep edilemeyeceği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne 600.000.000.TL üzerinden takibin devamına, hükmolunan miktarın %40'ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkeme kararında taraflar arasında cari ilişki bulunduğu gerekçe gösterilerek davacının alacaklı olduğuna hükmedilmiştir. Oysa davalı, cevap dilekçesinde taraflar arasında herhangi bir temel ilişki bulunmadığını savunmuş, davacı vekili de 13.3.2002 havale günlü dilekçesinde taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı hususunu açıkça kabul etmiştir. Mahkemece bu yönler gözden kaçırılarak yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istem halinde iadesine, 07.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy