(2004 S. K. m. 257, 264, 281)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı T. Vakıflar Bankası TAO. vekili müvekkilinin dava dışı Ruggerio Mainetti'den alacaklı olduğunu, borçlunun maliki bulunduğu taşınmazları Hayri Cihan Dayı'ya muvazaalı biçimde temlik ettiğini; açılan tasarrufun iptali davasının kabulle sonuçlandığını, fakat taşınmazların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde davanın kabulüne ilişkin kararın İİK.nun 264 üncü maddesinde öngörülen bir aylık süre içinde takip dosyasına ibraz edilmediği gerekçesiyle müvekkilinin alacağının dağıtım dışı bırakıldığını; ayrıca işlemiş faiz ve masraflar dahil 2.075.205.392.900.-TL.ye baliğ olan alacaklarının 396.596.538.500.-TL. olarak dikkate alındığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline ve alacak miktarının düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İzmir 1. İcra Mahkemesi'nin 2003/117-331 E.K. sayılı dosyası davacısı T. İş Bankası AŞ. vekili de, diğer davacının ilamın ibrazına yönelik itirazlarını tekrarlamış; ayrıca on bir adet taşınmazın satışından sonra tek sıra cetveli düzenlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri davacıların yasal yükümlülüklerini yerine getirmediklerini; tasarrufun iptali davası sonucunda verilen hükmün bir ay içinde takip dosyalarına ibraz edilmediğini, bu nedenle sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi'nce yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, sıra cetvelinin düzenlenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İcra ve İflas Kanunu'nun 281/II nci maddesi, tasarrufun iptali davası içinde davacı tarafından talep edilmek koşuluyla, iptale tabi tasarrufa konu mal üzerine ihtiyaten haciz konulabileceğini kabul etmiştir. Burada düzenlenen ihtiyati haciz, İİK.nun 257 vd. maddelerindeki ihtiyati hacizden farklıdır. Özellikle davacı yanın açtığı tasarrufun iptali davasının aynı yasanın 264 üncü maddesindeki alacak davası niteliğinde olmadığı da düşünülerek, davacı yanın 281/II nci maddesi kapsamındaki ihtiyati haczinin dayanağı olan ilamın bir aylık süre içinde ibrazı konusunda bir yükümlülük altında bırakılması doğru değildir. Bu durumda mahkemece, davacıların tasarrufun iptaline dair ilamın icra dosyasına İİK.nun 264 üncü maddesindeki bir aylık süre içinde ibraz edilmemesinden söz edilerek, hacze iştiraklerinin sağlanmadığı sıra cetvelini sırf bu yönden iptal etmesi gerekirken, yazılı yetersiz gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1)sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy