(6762 S. K. m. 25)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Ö. Oğuz ile davalı vek. Av. M. A. Bilen gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili firmanın davalı firmadan 20.12.2000 tarihinde satın aldığı yangın söndürme cihazlarını, dava dışı üçüncü kişiye sattığını, malların ayıplı olması nedeniyle üçüncü kişinin iki kez iade de bulunduğunu ve üçüncü teslimde malların kabul edildiğini, malların iade alınması ve uygunluk testlerinin yapılması için masraf yaptıklarını öte yandan malların ayıplı olması nedeniyle üçüncü kişiden geç tahsilat yaptıklarını ve zarara uğradıklarını ayrıca cezai şart ödemek zorunda kaldıklarını iddia ederek 2.725.790.000.-TL masraf, 1.070.790.000.-TL. ödenen cezai şart, 17.567.000.000.-TL. munzam zararın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, satım sözleşmesine uygun olarak malı davacıya teslim ettiklerini davacı ile üçüncü kişi arasında çıkan ihtilafın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının 28.9.2000 tarihli sözleşme ile davacıya sattığı malın ayıplı olduğuna dair, davacı yanca süresinde yapılan bir ayıp ihbarı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle yanlar arasındaki 28.9.2000 tarihli sözleşmede satım konusu tüplerin TSE standardı dışında başka niteliklerde içermesi gerektiği hususunun kararlaştırılmamış bulunmasına, davalı satıcının malın davacı yanca üçüncü kişiye satılıp üçüncü kişi tarafından kabul edilmemesi halinde iade alınacağını kabul etmiş olmasına ve bu çerçevede malın iki kez geri alınıp yenisinin verildiğinin anlaşılmasına, 29.1.2001 tarihli taahhütnamedeki garantinin malın üçüncü kişi tarafından kesin kabulü yapıldıktan sonra hüküm doğuracak olmasına göre,
Sonuç: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 375,00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 21.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy