(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekilleri, müvekkillerinin dava dışı Mustafa Yel'e borçlarından dolayı verdikleri beyaza imzalı bonoyu davalının elde ederek vade tarihini 1.6.2001, bedelini de 1.500.000.000.TL olarak yazmak suretiyle icra takibi yaptığını ileri sürerek senetten dolayı müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davacıların dava dışı Mustafa Yel'e 60.000.000.TL olan borçlarını ödeyip senedi bu kişiden aldığını, senedi davacı Mahmut ile gelen dava dışı Nadir Şahin'e doldurttuğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece menfi tespit davasına konu senedin herhangi bir hukuki ilişkiye dayalı olarak davacılar tarafından davalıya verilmediği, bu nedenle TTK.nun 592 ve HUMK.nun 290. maddesinin uygulanamayacağı, davalının senedi doldurttuğunu kabul ettiği, ispat yükünün davalıda olduğu, davalının alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalı kötü niyetli olmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacılar dava konusu senedin boş olarak düzenlendiğini ve davalı ile aralarında herhangi bir ilişki bulunmadığı halde davalı lehine doldurulup işleme konulduğunu iddia etmiş, davalı da duruşma sırasındaki beyanında senedin boş olan kısımlarının kendisi tarafından dava dışı Nadir Şahin'e doldurtulduğunu kabul etmiştir. Bu durumda senedin boş olarak düzenlendiği ve davalı tarafça doldurularak takibe geçildiği anlaşıldığına göre davacı senedin aradaki anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu ya da taraflar arasında ilişki bulunmadığı yolundaki iddiasını usulen kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece bu yönler gözden kaçırılarak ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülmesi ve yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy