(6762 S. K. m. 324)
Dava: Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankadan kredi kullanan davalıların kredi borcunu ihtara rağmen ödemediğini, haciz yoluyla başlatılan takibin iflas yoluna çevrildiğini, davalıların iflas ödeme emrine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalıların iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, davacı bankanın sözleşmeyi fesih yetkisini kötüye kullandığını, kat ihtarına itiraz edilmesi nedeniyle kesinleşmediğini, müvekkili şirketin öz varlığının borçlarının çok üstünde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davalıların açtığı iflasın ertelenmesi davasının bekletici mesele yapılamayacağı davalıların depo emri tebliğine rağmen ödeme yapmadığı gerekçesiyle iflasına karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı banka tarafından davalılar aleyhine başlatılan haciz yoluyla takip iflas yoluna çevrilmiş davalıların iflas ödeme emrine itirazları üzerine iflas davası açılmıştır. Davalılar dava devam ederken iflasın ertelenmesi talebinde bulunmuşlar, mahkemece erteleme talebinin bekletici mesele yapılamayacağı, davalıların depo emrinde gösterilen meblağı depo etmedikleri gerekçesiyle iflasına karar verilmiştir.
İflasın istenen davalılar Anonim Şirkettir. TTK.nun 324. maddesinde "şirketin aktiflerinin şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediği takdirde yönetim kurulunun durumu derhal mahkemeye bildirmeye mecbur olduğu, mahkemenin bu durumda şirketin iflasına karar vereceği" hükme bağlanmıştır. Görüldüğü gibi aktifleri pasiflerini karşılamayan şirket durumu derhal mahkemeye bildirecek mahkemece aktif ve pasif yönünden inceleme yapılarak bir karar verilecektir.
İflası istenen şirketler anılan hüküm uyarınca borca batık durumda olduğunu, ancak mali durumunun ıslah edilebileceğini ileri sürerek iflasın ertelenmesini talep ettiğine göre iflasın ertelenmesi davasının sonucunun beklenerek bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy