(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. M.K. gelmiş, davalı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davalı M.T. vekili katılma yolu ile hükmü temyiz etmiş ise de, temyiz harcı yatırılmadığı gibi temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydının da bulunmadığı anlaşıldığından davalı M.T. vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin davacı A.G. yönünden temyizine geline;
Davacılardan A.G. diğer davacı M.G.'nün eşi olup, eşi lehine imzaladığı bono ile borç altına girebilmesi için sulh hakiminin izni bulunmadığından A.'un davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacı A.G. kendisi yönünden dava reddedilmesine rağmen lehine %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmediğini, bu nedenle hükmün bozulmasını istemiş ise de, davalı bono ile icra takibine girişmekte haksız ise de, kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davacı A.G. vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davacı M.G.'nün temyizine gelince;
Dava davalı M.T. tarafından takibe konu edilen bono ile borçlu olunmadığının tespiti ve fazla ödemenin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının davalıya 14.142.500.000.-TL. ödeme yaptığı, ödeme tarihleri dikkate alınarak davacının borçlu olmadığı, 1.134.135.559.-TL. fazla ödemesi bulunduğu belirtilmiştir. Davalı vadeden önceki ödemenin bonoya ilişkin bulunmadığını ileri sürmüş ise de, bu ödemenin başka bir alacağa ilişkin olduğunu kanıtlayamamıştır. Davalının alacak miktarı için değil bononun teminat bonosu olmadığı ve anlaşmaya aykırı doldurulmadığı yolundaki yemini de gözetilerek bilirkişi raporunda belirlenen fazla ödemenin istirdadına karar verilmesi gerekirken, M.G.'nün davasının tümden reddedilmesi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalıya vekilinin isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı A.G.'nün temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı M.G. yararına BOZULMASINA vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı M.G. yararına takdir edilen 400.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy