(1086 S. K. m. 433) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmasız davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. T. Ö.. ile davalılar vek. Av. O. A. Ş.'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı banka ile davalı Seren Halı Tekstil A.Ş. arasında kredi sözleşmeleri akdedilmiş ve diğer davalılarda sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatı ile imzalamışlardır.
Davacı banka vekili kredi borcunun ödenmediğini davalılar hakkında icra takibi yapıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, bankadan kullanılan kredi borcunun ödendiğini beyanla davanın reddini ve %40 tazminata hükmedilmesin istemiştir.
Mahkemece iddia savunma toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davalıların kullandıkları kredi borçlarını ödedikleri anlaşıldığından davanın reddine davalıların talep ettiği tazminatın koşulları oluşmadığından davalıların tazminat isteminin de reddine, karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalılar vekili HUMK.'nun 433. maddesi uyarınca tazminat yönünden hükmü temyiz etmiş ise de temyiz dilekçesinin 10 günlük sürede verilmediği anlaşıldığından davalılar vekilinin katılma yolu ile yaptığı temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz istemine gelince;
Mahkemenin hükme dayanak yaptığı 11.3.2003 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili 8.4.2003 tarihli dilekçe ile itiraz etmiş ve bilirkişilerin davalıların bankadan kullandığı 2.10.2000 tarihli rotatif krediyi ve 31.10.2001 tarihinde 5 parça halinde kullanılan spot kredileri dikkate almadığını, borcun esasını bu kredilerin oluşturduğunu belirtmiştir.
Mahkemece bilirkişi kurulundan davacı vekilinin itirazlarını da kapsayacak şekilde ek rapor veya yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyi dayalı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin katılma yolu ile yaptığı temyiz istemin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 375.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy