(4389 S. K. Ek m. 5) (6183 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dışı borçlu Aslan Transmarin Gemicilik End. Tic. AŞ.'ne ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde; 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayılı Yasa ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na eklenen Ek 5 inci madde gereğince amme alacağı statüsünde sayılan alacaklarının, 6183 sayılı Yasa'nın 21 inci maddesi uyarınca ilk hacze iştirak ettirilmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacı yanca taşınmaz üzerine konulan haczin 6183 sayılı Yasa'nın 21 inci maddesi şartlarını taşımadığını; Bankalar Kanunu'nun Ek 5 inci maddesinin diğer bankaların ve üçüncü kişilerin muvazaadan ari hakları aleyhine olmamak üzere koşulunun olayda gerçekleşmediğini; ihalenin 5020 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesinden önce yapıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi'nce yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, davacı bankanın alacağının amme alacağı niteliğinde olduğu, ancak imtiyazlı olduğuna ilişkin yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, kesinleşme tarihleri dikkate alındığında sıra cetvelinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı Banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bankanın istemi, alacaklarının 6183 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilerek, hacizlerinin, anılan Yasa'nın 21 inci maddesi uyarınca ilk hacze iştirak ettirilmesi ve neticede, sıra cetvelinde dağıtıma esas alınan paranın davalı ile kendilerine garameten paylaştırılmasına yöneliktir.
5020 sayılı Yasa ile Bankalar Kanunu'na eklenen Ek 5 inci madde ile getirilen düzenlemeye göre, davacı alacağının 6183 Sayılı Yasanın 21 inci maddesindeki ilk hacze iştirak olanağından yararlanması diğer bankaların ve üçüncü kişilerin muvazaadan ari hakları aleyhine olmamak üzere koşuluyla kabul edilmiştir. Somut olayda davalının haciz ve ihale tarihinde davacının alacağı 6183 Sayılı Yasa hükmüne tabi değildir. İhale 25.12.2003 tarihinde yapılmış, 5020 Sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Davalı sıra cetvelinde birinci sırada olup, dağıtıma esas paranın tamamı kendisine isabet etmiştir. Davacı alacağının davalı alacağına iştirakinin kabulü halinde, dağıtıma esas paranın taraflar arasında garameten tevzii gerekecektir ki, bu durum açıkça davalı aleyhinedir. Davalı alacağının muvazaalı olduğu iddia ve isbat edilmediğine göre, davanın reddi sonucu itibariyle doğrudur.
Her ne kadar yerel mahkemece, davacının alacağının amme alacağı niteliğinde olduğu kabul edilmiş, ancak imtiyazlı olduğuna ilişkin yasal bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle sıra cetvelinin doğru olduğu belirtilmişse de; amme alacağı sayılan ve 6183 sayılı Yasa kapsamında takip edilen alacaklar için 21 inci maddenin uygulanması mutlak olup, alacağa ayrıca bir imtiyaz tanınması da gerekmemektedir. Bu itibarla sonucu itibariyle doğru olan İcra Mahkemesi kararının HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesinin değiştirilmesi ve düzeltilmesi suretiyle onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek ve düzeltilmek suretiyle ONANMASINA, 18.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy