(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. H. Baykal gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan borç para alıp davalının takibe konu ettiği bonoları verdiğini, müvekkilinin bono borcuna karşılık kendisinin ve eşinin maliki bulunduğu iki daireyi davalının eşi A...'a verdiğini ayrıca 45 .. 792 plakalı traktörün de davalıya verildiğini böylece bonoların bedelsiz kaldığını, buna rağmen davalının bonolarla icra takibi yaptığını belirterek bonolarla borçlu olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bonoların bedelinin ödenmediğini bono asıllarının müvekkilinde olmasının da bunu gösterdiğini eşinin taşınmazların parasını ödeyerek davacıdan satın aldığını, traktör verilmesi olayının doğru olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bonoların vadesinden önce 2 dairenin satışının gerçekleştiğini, hayatın olağan akışına göre kendi alacağı olduğu halde eşinin aldığı taşınmaz için hiç kimsenin karşı tarafa para ödemeyeceği bu nedenle bonoların bedelsiz kaldığı konusunda mahkemeye vicdani kanaat geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı bonoların bedelinin davalının eşine daire, davalıya da traktör verilerek ödendiği ve bonoların bedelsiz kaldığını iddia etmiş ise de, resmi senetlerde taşınmazların bedelinin ödenerek davalının eşi tarafından satın alındığı anlaşılmıştır. Borca karşılık traktör verildiği iddiası da sübuta ermemiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden bonoların bedelsiz kaldığı iddiası kanıtlanamamıştır. Bu durumda davacıya yemin teklifi hakkı hatırlatılarak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)