(6762 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. S. Berkpınar ile davalı vek. Av. B. Öztürk'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıya gönderilen bir kısım fatura bedellerinin ödendiğini bir kısmının da ödenmediğini belirterek, 31.7.2000 ile 12.10.2000 tarihleri arasını kapsayan 41 adet fatura karşılığı 5.836.199.415.-TL.'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 31.7.2000- 21.9.2000 tarihleri arasındaki 20 adet fatura bedelinin davacıya ödendiğini, davacının mükerrer olarak bu fatura bedellerinin tahsilini talep ettiğini dava konusu edilen 21 adet fatura konusu malın ve faturaların müvekkiline gönderilmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalının bir adet iade faturasına dayanarak malı almadığını iddia ettiğine göre fatura konusu malı teslim aldığını kabul ettiğini bu durumda davalının iade faturasına konu malı davacıya iade ettiğini ispat etmek durumda olduğunu, davalının bunu kanıtlayamadığını buna göre 5.739.980.753.-TL.'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 23.10.2000 tarihli faturanın iade faturası olduğu kabul edilerek malın davalıya teslim edildiği benimsenmiş ise de, söz konusu fatura iade faturası olmayıp fiyat farkı faturasıdır. Fiyat farkı faturasının ne şekilde mal teslimini gösterdiği irdelenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davalının dava konusu 41 adet faturanın 20 adedinin ödendiği yolundaki savunması üzerinde durulmadan ödeme varsa bu ödemelerin mahsubundan sonra varsa bakiye alacağa hükmedilmesi gerekirken bu yönün gözden kaçırılması da isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy