(818 S. K. m. 104) (492 S. K. m. 2, 23, 29)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av.S. Yünlü gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Mimar Sinan Hizmet ve İşletme A.Ş.nin yönetimini üstlendiğini, Mimaroba Sinanoba Konut ve işyerlerine 14.11.1998-2.12.1998 tarihleri arasını kapsayan dönemde kalorifer yakıtı satışı yapıldığını, satış nedeniyle 17.774.912.000.-TL. mal bedeli ve 25.926.815.845.-TL. vade farkı alacağı olmak üzere toplam 43.701.727.845.-TL. alacakları oluştuğunu belirterek bu alacağın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Emlak Bankası A.Ş. vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, faturaların Mimar Sinan Hizmet ve İşletme A.Ş. adına düzenlendiğini, paranın bu şirketten talep edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Tekfen İnşaat A.Ş. vekili, konutların satışa çıkartıldığını ve tamamına yakının satıldığını, davacı ile sözleşme imzalamadıklarını, davanın gerçek maliklere ve yakıtı kullananlara karşı açılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre protokol ve sözleşme hükümleri dikkate alındığında davalıların sözleşmenin kendileri ile yapılmadığı yolundaki savunmalarına itibar edilemeyeceğini, davalıların akaryakıt satış bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 43.701.727.845.-TL. alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar Halk Bankası A.Ş. ve Tekfen İnşaat A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili dava dilekçesinde 17.774.912.000.-TL. mal bedeli, 25.926.817.845.-TL. vade farkı olmak üzere toplam 43.701.727.845.-TL. nın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilin talep etmiştir. Oysa taraflar arasında vade farkı uygulanacağına dair sözleşme olmadığı gibi vade farkı alınması yolunda teamülün de (fiili uygulamanın) bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davacı vekili 8.3.2002 havale tarihli dilekçesinde 25.926.817.845.-TL. lık alacağın faiz alacağı olduğunu belirtmiştir. Bu durumda hüküm altına alınan 25.926.817.845.-TL. vade farkı alacağı olmayıp faiz alacağıdır. Bu nedenle davadan önce işlemiş faiz alacağına dava tarihinden itibaren faiz uygulanarak şekilde karar verilmesi B.K.nun 104/son maddesine aykırı olup hükmün bu yönden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Emlak Bankasının harçtan sorumlu tutulması yolundaki temyize gelince;
15.11.2000 tarihli 4603 sayılı yasada değişiklik yapan 20.6.2001 tarih 4684 sayılı Yasanın geçici 4.maddesinde ve 24.4.2003 tarihli resmi gazetede yayınlanan ve 4842 Sayılı Bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki kanun geçici 3.maddesinde, yeniden yapılanma süreci içinde bulunan bankalarca açılmış veya açılacak dava ve takipler sonuçlandırılıncaya kadar 492 Sayılı Yasanın 2.23.29 maddeleri ile 2548 Sayılı Yasanın 1.maddesinin uygulanmayacağı hüküm altına alındığından bankanın harçtan sorumlu tutulmaması gerekirken bankanın harçtan sorumlu tutulması da isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy