(818 S. K. m. 496) (2004 S. K. m. 142)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmişse de davanın niteliği itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkilinin davalı borçluların EGS Bank A.Ş.nden kullandığı kredi borçlarına kefil olduğu ve anılan bankaya 22.05.2000 tarihinde 7.237.126.879.-TL. ödeyerek borcu kapattığını; halefiyet kuralları gereği, devralınan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişildiğini, davalı borçlulara ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde asıl alacağın gösterildiğini oysa ipotek akit tablosunda %330 oranında temerrüt faizinin de ödeneceği hususunda açıklık bulunduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptali ile kefalet borcunun ödendiği 22.05.2000 tarihinden itibaren %330 oranında temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle bulunacak alacak miktarının sıra cetveline alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlular yargılamaya katılmamışlar; SSK. Başkanlığı vekili ile Vergi Dairesi vekili davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, davacının takibe dayanak kıldığı ipotek akit tablosunun incelenmesinde ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu ve maliklerin ipotek limiti ile sorumlu bulundukları, bu nedenle sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Borçlar Kanunu'nun 496 ncı maddesi uyarınca, kefil eda ettiği şey nispetinde alacaklının haklarında ona halef olur. Bu kural gereğince kefil yaptığı ödemeyi faizi ile birlikte asıl borçludan talep edebileceği gibi asıl borcun teminatını teşkil eden rehin hakkından da yararlanabilir.
Davacı, borçlular hakkında ipotek limiti kadar bir miktar için takibe girişmişse de, borçluların şikayeti üzerine İcra Mahkemesi'nce, takip tarihi itibariyle davacının alacağının 7.237.126.879.-TL. olduğu ve takibe bu miktar üzerinden devam edilebileceği hususunda karar verilmiştir. Düzenlenen sıra cetvelinde ipotek limitinin de bu miktara indirildiği gerekçesiyle ve davacının toplam alacağının 7.237.126.879.-TL. olduğundan bahisle kendisine bu miktar üzerinden ödeme yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Açıklanan bu durum karşısında mahkemece, davacının borçlulardan 7.237.126.879.-TL. alacağı bulunduğu ve davacı tarafından kefalet borcunun ödendiği 22.05.2000 tarihinden itibaren %330 oranında temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle bulunacak alacak miktarının, 20.000.000.000.-TL. lık ipotek limitini aşmayan kısmının sıra cetveline alınmasına karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmemiştir.
2- Sıra cetveline itiraz davalarının, dava sonucunda hakları zarar görebilecek kimselere yöneltilmesi gerekir. Bu itibarla borçlu hakkındaki davanın sıfat yokluğundan reddedilmesi gerekirken, esastan reddedilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy