(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin üç adet çekinin zayi olduğunu, muhatap bankanın ödemeden men edildiğini, bu çeklerden Turkish Bank A.Ş. İzmir Şubesine ait 20020851 hesap nolu, 388201 çek nolu çekin 122.500.000.-TL. tutarlı, 25.1.1997 keşide tarihli, davacı imzası benzetilerek tanzim edilip bankaya ibraz edildiğini, davalı tarafından icra takibine girişildiğini, İzmir İcra Hakimliğinde de imzaya itirazda bulunduklarını belirterek, çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dava dosyasında anılan çeklerden ikisinin davacı imzası benzetilerek tanzimle bankaya ibraz edilip, aleyhine icra takibine girişildiğini ileri sürerek çekler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu üç adet çekin davacı tarafından düzenlenip müvekkiline verildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava dosyası ile birleştirilen mahkemenin 1997/166 Esas, 414 Karar sayılı dava dosyasının tefrikine, yeni esasa kaydı ile yargılamanın yeni esastan devamına, asıl dava dosyası yönünden Adli Tıp Kurumundan alınan çekteki keşideci imzasının davacı eli ürünü olmadığına dair raporu benimsenerek, davacının İzmir 9.İcra Müdürlüğünün 1997/1235 sayılı takip dosyasına konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı yapılan takip üzerine takip konusu yapılan çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek İzmir 4.İcra Tetkik Mercii Hakimliğinden 1997/148 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz etmiş, icra hakimliğince alınan raporda 25.1.1997 keşide tarihli 122.500.000.-TL. bedelli çekteki imzanın davacı Mehmet Güler elinden çıkmış olduğu bildirilmiştir Davacının mahkemeye açtığı menfi tespit davasında ise Adli Tıp Kurumundan alınan raporda aynı çekteki imzanın davacı eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.
Bu durumda mahkemece raporlar arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette yeni bir rapor alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy