(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmasız, davalılardan Levent Erin vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Duygu Susyal ile davalı Levent Erin vek. Av. Gülcan Ayşe Beyza gelmiş, diğer davalılardan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davalı Levent Erin vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalı Pharmamet Ltd. Şti.ne diğer davalıların kefaleti ile teminat mektubu kredisi kullandırıldığını, borçlu şirketin ödemelerindeki aksama nedeniyle sözleşmenin kendilerine tanıdığı yetkiye istinaden, teminat mektubunun bedelinin depo edilmesinin 27.2.2001 tarihli ihtarname ile talep olunduğunu, ihtar gereğinin yerine getirilmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, takibe itiraz edildiğini ve itiraz sonrası 13.4.2001 tarihinde teminat mektubunun bedelinin muhatabının talebi üzerine tazmin olunduğunu iddia ederek itirazların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece davalılardan borçlu Pharmamet Ltd. Şti. ile Kefiller M. Haluk Kartal ile Medpharme A.Ş.nin icra takibine yaptıkları itirazlarını geri aldıklarından bu davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı kefil Levent Erin'in icra takibine vaki itirazının iptaline, teminat mektubunun tazmin tarihi olan 4.4.2001 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı Levent Erin vekili ile davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, hükmü, davalı yanın temyizi üzerine temyize verdiği cevap dilekçesi ile temyiz etmiş ise de, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt olunmadığı gibi harçlandırılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalı Levent Erin vekilinin temyizine gelince;
İtirazın iptali davası 22.3.2000 tarihinde açılmış olup, bu dava ikame edilmeden önce İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesinin 2001/438 esasında kayıtlı 21.2.2001 tarihli dilekçe ile Levent Erin tarafından, itirazın iptali davasının dayanağını teşkil eden kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığı ve kefaletinin sona erdiğinin tespiti için menfi tesbit davası açtığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davalı Levent Erin, itirazın iptali davasına cevap vermemiş ise de, menfi tespit davasının açılmış bulunduğu, davacının 10.5.2002 tarihli dilekçesi ile mahkemeye bildirilmiş ve bilirkişi raporunu düzenlerken menfi tespite ilişkin dava dosyasını da incelemiştir.
Bu durumda mahkemece, menfi tesbit davasının, görülmekte olan itirazın iptali davasından daha önce açıldığı, davaların taraflarının aynı olduğu ve aynı ilişkiden kaynaklandığı, ayrıca menfi tespit davasında verilecek kararın itirazın iptali davasını etkileyeceği gözetilerek bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı Levent Erin yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 375.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy