(3065 S. K. m. 55) (6183 S. K. m. 21, 69)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı SSK Başkanlığı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Sinop Vergi Dairesi vekili, dava dışı borçlu Yıldız K.'ın Sinop Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ndeki istihkaklarının paylaşılması için düzenlenen sıra cetvelinde ilk iki sıranın davalılara verildiğini; oysa alacaklarının Katma Değer Vergisi'nden kaynaklandığını ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 55. maddesine göre alacaklarının ilk önce tahsil edilmesi gerektiğini, 6183 sayılı Yasa'nın 21 ve 69. maddeleri uyarınca da hacizlerinin önceki hacizlere iştirak ettirilmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptali ile anılan Yasa hükümleri çerçevesinde yeniden düzenlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmemiştir.
Davalı Onur E. vekili davanın reddi gerektiğini savunmuş; davalı SSK. Başkanlığı vekili de, kendi alacaklarının da 6183 sayılı Yasa kapsamında bulunduğu ve anılan Yasa'nın 69 ncu maddesine göre sıra cetvelinin doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İcra Mahkemesi'nce yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, davacı Vergi Dairesi ile davalılardan SSK. Başkanlığı'nın alacağının 6183 sayılı Yasa'nın 21 nci maddesi uyarınca üçüncü kişilerin haczine iştirak edeceği ve İİK. nun 206 ncı maddesi uyarınca 5 nci sırada imtiyazlı bulunduğu; adı geçen kurumların 6183 sayılı Yasa'nın 69 ncu maddesine göre, haciz tarihleri esas alınarak sıralanacağını; davalı Onur'un alacağının da İİK. nun 206. maddesine göre 6. sırada olduğu, davacı alacağının Katma Değer Vergisi'nden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve sıralamanın davacı Vergi Dairesi, davalı SSK. Başkanlığı ve davalı Onur E. şeklinde olmasına karar verilmiş; hüküm davalı SSK. Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6183 sayılı Yasa'nın 21 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulursa bu alacak da hacze iştirak eder ve aralarında satış bedeli garameden taksim olunur. Davalı Onur'un haczi 17.07.2003 tarihli olup her iki kurumun haczinden önceki tarihlidir. Bu durumda anılan Yasa hükmü doğrudan doğruya uygulanarak her üç alacaklının aynı derecede hacze iştiraki gerekir.
Yasanın 69. maddesi, kamu kurumları arasındaki hacze iştiraki düzenlemekte olup, somut olayda ilk haciz üçüncü kişi tarafından konulmuş bulunduğundan, kamu kurumlarının haciz tarihlerine göre sıralanması gerektiği düşüncesinde isabet olmadığı gibi; 21 nci maddenin son fıkrası hükmü gereğince haciz yolu ile takiplerde İİK. nun 206 ncı maddesinin uygulanmasının da yeri yoktur.
Öte yandan 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'na göre rüçhan hakkı, borçlunun yedinde bulunan hammadde, yarı mamul ve mamul maddelerin satış bedelleri üzerinde mevcut olup, paylaştırmaya konu edilen istihkaklar bakımından Vergi Dairesi alacağının KDV. nden kaynaklandığı gerekçesiyle rüçhan hakkı tanınması doğru görülmemiştir.
Bu durumda kural olarak satış bedelinin her üç alacaklı arasında garameden paylaştırılması gerekirdi. Ancak davalı gerçek kişi kararı temyiz etmediğinden aleyhine kesinleşen durum da dikkate alınmak kaydıyla, davalılardan SSK. Başkanlığı'na garameden düşecek payın ayrılması, davacı Vergi Dairesi'ne ise kendi payı ile birlikte hükmü temyiz etmeyen davalı alacaklıya düşecek payın ödenmesine imkan tanıyacak şekilde bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenle yazılı şekilde sıralama yapan icra mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı SSK. Başkanlığı yararına BOZULMASINA, 24.02.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy