(4721 S. K. m. 2, 3)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı tazminat-müdahalenin men'i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında 26.3.1999 tarihinde 5 yıl süre ile geçerli olmak üzere franchise anlaşması imzalanarak işletme lisansı alındığını, sözleşmenin m.6 12/2. paragrafına dayanılarak 12.10.2001 tarihinde davalı tarafça feshedildiğini, taraflar arasında imzalanan anlaşmanın iltihakı bir akit olduğunu, davalıya tek taraflı fesih imkanının tanınmış olması, franchise alan müvekkilinin yaptığı yatırımın ve franchise veren davalıya güvenmesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini bertaraf etmeyeceğini ileri sürmüş ve akit hiç yapılmamış olsaydı mal varlığının bulunacağı durum ile akdin hükümsüzlüğü sonucu mal varlığının almış olduğu durum arasındaki fark olan şimdilik 40.000.000.000.-TL. menfi zararının dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sözleşmeye uygun olarak fesih yetkisinin kullanıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuş, sözleşme 15.11.2001 tarihinden geçerli olmak üzere feshedildiği halde davacının D&R markasını kullanmaya devam ettiğinden, marka üzerindeki müdahalenin men'ine karar verilmesini, karşı dava yolu ile talep etmiştir.
Mahkemece, sözleşme hükümlerine göre davacının edimlerini yerine getirmediği, davalının fesih ihtarının yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, haklı fesihe rağmen davacının söz konusu markayı kullanmaya devam ettiği tespit edildiğinden karşı davanın kabulüne, markaya müdahalenin men'ine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.12. maddesinin 2.fıkrasında franchise verenin dilediği takdirde tek taraflı olarak sözleşmeyi sona erdirme hak ve yetkisine sahip olduğu hükme bağlanmıştır. Davalının anılan hüküm uyarınca herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi tek taraflı fesih ettiği anlaşılmaktadır. Sözleşme serbestîsi uyarınca taraflardan herhangi birine tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınabilir ise de, bu yetkinin kullanılması sırasında MK. nun 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kurallarına uygun davranılması gerekir.
Başka bir deyişle hakkın kötüye kullanılmasını yasa korumaz.
Mahkemece davalının sözleşme ile kendisine tanınan tek taraflı fesih yetkisini kullanmasında anılan iyiniyet kurallarına aykırılık bulunup bulunmadığı yönü üzerinde durulup tartışılmadan ve fesihte haklı olduğunun somut gerekçeleri de gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy