(7201 S. K. m. 20, 21) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı şirket vekili vermiş olduğu 29.12.2003 havale tarihli dilekçesi ve 30.12.2003 günlü celsedeki beyanında müvekkiline usulüne uygun duruşma gününü bildirir bir tebligat yapılmadığını, tesadüfen müvekkili aleyhine açılan bu davayı öğrendiklerini, fatura ve irsaliyelerin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini ve bunlarda şirket yetkililerinin imzası olmadığını bildirmiş, davacı vekili bu beyanın savunmayı genişletme olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece aynı celse, davalı vekilinin bu savunması üzerinde durulmaksızın yargılamaya son verilmiştir.
Tebligat Kanununun 20, 21 ve Tebligat Nizamnamesinin 28. maddesi uyarınca "muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması..." gerektiği öngörülmüştür. Somut olayda davalı adına çıkarılan tebligatlarda komşu ismi yazıldığı halde imzaları alınmayıp, muhtar kaşe ve imzasıyla tebligat yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalıya çıkarılan tebligatların anılan yasa hükmü gereğince usulüne uygun olmadığı gözetilerek davalı şirket vekilinin dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında bildirildiği hususlar üzerinde durulması gerekirken, yazılı gerekçe ile eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 3.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy