(4389 S. K. Ek m. 5) (6183 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 19.12.2003 günü yayınlanan sıra cetvelinde alacaklarının adi alacak kapsamında değerlendirildiğini; oysa 5020 sayılı Yasa uyarınca alacaklarının amme alacağı niteliğinde sayılması gerektiğini bildirerek sıra cetvelinin düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İcra Mahkemesi'nce davacı bankanın 5020 sayılı Yasa kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yanın istemi alacaklarının kamu alacaklarına tanınan imtiyazdan yararlandırılmasına yöneliktir.
Bir kısım bankaların alacakları 5020 sayılı Yasa ile Bankalar Kanunu'na eklenen Ek 5 inci madde uyarınca kamu alacakları gibi takip ve tahsil edilebilme imkanına kavuşturulmuştur.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un amme alacaklarında rüçhan hakkını düzenleyen 21 inci maddesinde: "Üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulursa bu alacak da hacze iştirak eder ve aralarında satış bedeli garameten taksim olunur.
Rehinli alacaklıların hakları mahfuzdur. Ancak, gümrük resmi, bina ve arazi vergisi gibi eşya ve gayrimenkulün aynından doğan amme alacakları o eşya ve gayrimenkul bedelinden tahsilinde rehinli alacaklardan evvel gelir.
Borçlunun iflası, mirasın reddi ve terekenin resmi tasfiyeye tabi tutulması hallerinde amme alacakları hakkında İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesindeki sıraya göre muamele yapılır." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda açıklanan maddenin son fıkrası hükmüne göre, borçlunun iflası halinde İİK.nun 206 ncı maddesindeki sıraya göre muamele yapılacağından ve yapılan değişiklikten sonra kamu alacakları için ayrı bir sıra belirlenmediğinden, davacı banka alacağı imtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar gibi dördüncü sırada yer alması gerekir. Bu nedenle davanın reddi sonucu itibariyle doğru olup, hükmün HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, 17.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy