(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kurumun abonesi olduğunu, 2000 yılına ait fatura bedellerini davalı süresinde ödemeyince aleyhine takip yaptıklarını, davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takipte toplam alacak üzerinden faiz talep ettiğini ayrıca ödeme emri ile borcun sebebini gösteren herhangi bir fatura tebliğ edilmediğini, %70 oranındaki reeskont faizi talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu bildirerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının davasında haklı olduğu, takipte asıl alacak, gecikme zammı ve KDV ayrılmadan toplam tutar üzerinden takip yapıldığını, bu durumda faize faiz uygulaması söz konusu olacağı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin asıl alacak 9.098.270.000.TL. takip tarihine kadar gecikme zammı 3.288.763.712.TL, gecikme zammı KDV'si 559.089.832.TL olarak takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, gecikme zammı ve gecikme zammı KDV'sine BK.104/son maddesi gereği tekrar faiz yürütülmemesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Gecikme zammı, faiz niteliğinde olmadığından bu talep yönünden de faize hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi doğru olmadığı gibi, İİK. nun 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği halde, asıl alacak üzerinden tazminata hükmedilmesi usule aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy